Hükümet merkezimize gelmek hususundaki kararınızın, düşmanlarımızın bizi kati surette mağlup zannettikleri ve daha doğrusu bütün dünyaya böyle zannettirmek istedikleri bir anda bize tebliğ edilmiş olması, Ukrayna'nın hakkımızda beslediği dostane hissiyata yeni bir delil teşkil ettiği için bizi pek ziyade mütehassis etmiştir.
Atatürk'ün Ukrayna delegesi Frunze'ye verdiği cevap...
Burada hayat o kadar sakin değil. Gece gündüz, her gün çeşitli toplardan atılan şarapneller ve diğer mermiler başlarımızın üstünde patlamaktan geri kalmıyor.
Kurşunlar vızıldıyor ve bomba gürültüleri toplarınkine karışıyor. Gerçekten bir cehennem hayatı yaşıyoruz.
Atatürk'ün Çanakkale Savaşı sırasında Madam Corinne'e mektubu
Halka şimdiye kadar kaçırılan fırsatların ve memleketin maruz kaldığı elim neticelerin yegane saiki memleket ve millet işlerinin daima sınırlı bazı şahısların elinde oyuncak olmasından ve milli hakimiyetin daima ihmal edilmiş ve atıl bırakılmış bulunmasından ileri geldiğini telkin etmeli ve milli hakimiyete karşı vaki olacak en küçük bir taarruz ve tecavüzü büyük bir kahramanlıkla karşılamak lazım geldiğini yine elbirliğiyle ışık tutup aydınlatmalıyız.
Toplumlar, kendi içlerinde bulunan bireyler üzerinde etki ve emir verme yetkisine sahiptir.
Biliyorsunuz ki, samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet ifade edilemez. O, gözlerden ve yüzlerden anlaşılabilir. İşte size yüzümü, gözlerimi çeviriyorum. Bakınız, görünüz. Oradan anlayacaksınız ki, kalbim çok şiddetli bir muhabbetle çarpmaktadır.
