Köpek bile insan denen mahlûktan çok daha temiz, çok daha asildir.
Cemal Granda anlatıyor:
Afet İnan, Darülaceze'den dört beş yaşlarında bir evlatlık almıştı. Galiba adı İnci'ydi. Ortada dolaşır, Köşktekilerin sigaralarını yakardı. Bir gün muziplik olsun diye Foks'un ağzına da bir sigara tutuşturmuş.
Hayvan bunu önce taşıması için ağzına verilen bir çubuk sanmış. Ardından
evlatlık kibriti çakmış. Kibrit alevinden fena halde ürken
Faks, bir an ne yapacağını şaşırdı. Evlatlık kız kibritleri
peşpeşe çakıp hayvana doğru tutuyordu. Foks gözlerini orada bulunanların üzerinde gezdirdi. Kıza bir şey yapmadı. Ne dişlerini gösterdi, ne de hırladı.
Boynunu büküp bir kenara çekildi . Sessizce beklemeye başladı.
Atatürk bu olaydan duygulanmıştı ve görseldeki sözleri söyledi
Silahlarımızın elde ettiği zaferi barış işlerinde de, bilhassa eğitimde, ekonomide, sanayide dahi kazandığımız vakit büyük milletimizin takdir ve teveccühüne liyakat gösterdim diyebileceğim.
Bundan sonra o yeni zaferler için çalışmak en kutsi borcumdur.
Atatürk'ün Bursa'da yayınlanan "Millet Yolu" gazetesine verdiği röportaj.
Memleketimiz baştan başa sanat memleketi olmadıkça hakiki kurtuluş ve ilerlemeye kavuşması imkanı yoktur.
Atatürk'ün İzmir'de "Sanatlar Okulu'nda" yaptığı konuşmadan...
Dünyaya hakim olan milletleri idare edenlerin arasında ne yazık ki birinci derece devlet adamı çıkmıyor.
Avrupa'da birkaç maceraperest Almanya ile İtalya'nın başında cebren bulunuyorlar.
Karşı karşıya geldikleri zayıf devlet adamlarının aczinden cüret alıyorlar.
Bunlar bugün dünyayı kana bulamaktan çekinmeyeceklerdir.
Atatürk, hastalığının son günlerde çocukluk arkadaşı Ali Fuat Cebesoy'a Hitler ve Mussolini'yi kastederek bu sözleri söyler.
Ve sonra yaklaşmakta olan savaşta ülkeyi idare edemeyeceği konusundaki endişelerini dile getirir.
Paramız, yaklaşık on seneden beri fevkalade güçlük içinde bulunulmasına rağmen, komşularımıza nispetle daha yüksek kıymette ve genel olarak istikrarlı bir halde kalmıştır.
Paramızın sağlam olarak her vakit aynı alım gücüne sahip bulunmasını temin edecek tedbirler önemle araştırılacak ve tatbik olunacaktır.
1923 yılında 1 Dolar, 1.67 Türk Lirasına denk geliyordu. Aradan geçen 15 yılda, onca zorluğa rağmen, Osmanlı'dan kalan borçların ödenmesine rağmen ve uzun savaşlardan sonra yıkık bir enkaz devralınmasına rağmen 1938 yılında 1 Dolar, 1.26 seviyesine indi.
Yanlış duymadınız.
1950 yılında 2.8 TL olan Dolar, "ayıkların" iktidara gelmesinin ardından, o günden bugüne kadar tam 2,737,964 kat değer kazandı!
