Köpek bile insan denen mahlûktan çok daha temiz, çok daha asildir.
Cemal Granda anlatıyor:
Afet İnan, Darülaceze'den dört beş yaşlarında bir evlatlık almıştı. Galiba adı İnci'ydi. Ortada dolaşır, Köşktekilerin sigaralarını yakardı. Bir gün muziplik olsun diye Foks'un ağzına da bir sigara tutuşturmuş.
Hayvan bunu önce taşıması için ağzına verilen bir çubuk sanmış. Ardından
evlatlık kibriti çakmış. Kibrit alevinden fena halde ürken
Faks, bir an ne yapacağını şaşırdı. Evlatlık kız kibritleri
peşpeşe çakıp hayvana doğru tutuyordu. Foks gözlerini orada bulunanların üzerinde gezdirdi. Kıza bir şey yapmadı. Ne dişlerini gösterdi, ne de hırladı.
Boynunu büküp bir kenara çekildi . Sessizce beklemeye başladı.
Atatürk bu olaydan duygulanmıştı ve görseldeki sözleri söyledi
Psikolojik bir hadisedir ki, insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakarlıklar yapmak zorundadır.
Mesela siz bana sormuştunuz: "Siz ne zaman albaylığa terfi edeceksiniz?" diye.
Benim cevabım şu olmuştu: "Bu, bir harp meydanında kazanılır"
Siz bana karşılık verdiniz: "Bunu ispat ediniz"
Sizin arzunuza uyarak beş günden beri albayım.
Atatürk'ün Hildegard Christianus'a mektubu
Atatürk, bu mektubu Almanca yazmıştı ve kendisi aynı zamanda Christianus'dan Almanca dersleri de alıyordu. Mektubun sonunda yazımda çok samimi bir dostunun kendisine yardımcı olduğu yazılı ama bu kişinin kim olduğu bilinmiyor.
Bana matematik çok kolay geldi. Kendimi bu derse verdim. Fakat Fransızcada geri idim.
İlk üç aylık tatili geçirmek üzere Selanik'e geldiğimde gizlice Fransız okulunun özel sınıfına devam ettim.
Fransızcamı ilerlettim.
Hakiki türkülerimiz ancak sadece bozkırlarda çobanlardan duyulabilir.
Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...
Ludwig, kendisine Doğu müziği biz Batılıların kulağına yabancı geliyor dediği zaman Atatürk bu müziğin Türk müziği değil Bizans müziği olduğunu söyler ve bu sözleri ekler...
Üç gün evvel yarım kalan bütün duygularımın hangi tecellilerle tamamlanması lazım geldiğini düşünüyorum.
Bütün mevcudiyetimi yokluyorum. Anlıyorum ki, hayatımda uyanıklık doğmasını gerektirecek hiçbir hal yoktur.
Lakin yine anlıyorum ki, kalbimin sayfaları her gün, her dakika yeni bir acının ortaya çıktığı saha oluyor.
Bu zıt düşüncelerin tek sebebi, duygularımın belirsizliklere ait olmasıdır.
Belirsiz... O kadar belirsiz ki...
Sağ iken oldum harap, helak oldum yeter!
