Medeniyet dünyasının, insaniyet dünyasının bu kadar nefret dolu fikirlerin etkisinde olmasına ihtimal veremiyorum
İzmir'de halka Nutuk
Düşman ordusunun asli kuvvetleri Seylbayatiye batısından başlayarak Aslıhanlar'a devam etmek üzere bir cephede ve Dumlupınar güneyinde olmak üzere diğer cephede de iki grup halindedir.
Düşmanın her iki grubu önden ve arkadan kıtalarımız arasına alınmıştır.
Muharebeler lehimize kesintisiz devam etmektedir.
Atatürk TBMM Başkanlığı'na iyi haberleri bildiriyor.
Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.
Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır.
Dolayısıyla, ya istiklal ya ölüm!
Çok garip bulduğum bir şey var. Erkeklere huriler ve başka güzel eğlenceler vadeden Hazreti Muhammed, kadınlar için hiçbir taahhüde girmiyor.
Bu duruma göre ölümden sonra erkekler, cennetteki kadınlara sahip olarak hoş vakit geçirirlerken, kadınların dayanılmaz hale düşecekleri anlaşılıyor. Öyle değil mi?
Gördüğünüz gibi Madam, dağdağalı ve kanlı bir yaşama alıştıktan sonra da insan, cennet ve cehennemden söz etmek ve hatta yüce Tanrı'yı bile eleştirmek için zaman bulabiliyor.
Atatürk'ün, Madam Corinne'e mektubu
Efendiler; Azerbaycan'dan buraya bazı kuvvetlerin geleceğinden bahsolununca ne lüzumu var, biz kafi kuvvetlere sahibiz zemininde bazı sözler söylendiğini işittim.
Gelmekte olduğundan bahsedilen kuvvet ise bizim kuvvetimizi pek çok artırmaz.
Fakat yalnız Doğu ve İslam aleminin mukadderatımızla ne kadar yakından alakadar olduğunu göstereceği için bizce kıymetlidir.
Atatürk'ün Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşma
