Yıllar
Konular
Favoriler

İstila fikri ile açılmış olan Cihan Harbi'ni sona erdiren galipler, teklif ettikleri barış şartları ile ana topraklarımızı, bağımsızlık ve hürriyetimizi elimizden almaya, asırlardan beri İslam'ın ve Türklüğün fedakar muhafızı olan milletimizi esir derekesine indirmeye kalkıştılar.

İki senedir Rumeli ve Anadolu'da görülen hareketlerimiz, bu gaddarane tecavüze tepkiden, her mevcudun yaratılıştan sahip olduğu nefsi mü­dafaa hakkının kullanılmasından başka bir şey değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ekim 1921
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Azerbaycan elçisi İbrahim Abilof'a yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.36

Sahip olduğum bütün nakit ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul mallarımı Cumhuriyet Halk Partisi'ne aşağıdaki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum:

1- Nakit ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2 - Her seneki nemadan, bana nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e sekiz yüz, Sabiha Gökçen'e altı yüz, Ülkü'ye iki yüz lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir.

3- S. Gökçen'e bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.

4- Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5- İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini tamamlamak için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6 - Her sene nemadan artan miktar yan yarıya, Türk Tarih ve Dil kurumlarına tahsis edilecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1938

Atatürk vasiyetini notere teslim ediyor.

Atatürk, Hasan Rıza Soyak'tan tüm mallarının listesini yapmasını ve kaba taslak bir vasiyet hazırlamasını ister.

Hasan Rıza Soyak vasiyeti hazırladıktan sonra Atatürk'e sunar. Atatürk vasiyeti inceler ve bazı düzeltmeler yapar.

Hasan Rıza Soyak, taslakta, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule ve manevi kızlarına *vefatlarına kadar* şu kadar aylık verilecek yazmıştı.

Atatürk çok ince bir düşünceyle, *vefatlarına kadar* ibaresini *yaşadıkları müddetçe* olarak değiştirdi.

Atatürk'e göre yaşamak esastı. Bir vasiyetnamede olsun, bir insanın ölümünden bahsetmeyi nezakete uygun bulmuyordu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.266

Batı medeniyetinin öncüsü olduğunu iddia eden Fransızların zulüm ve baskıları­na ve on asırdan beri milletimizin geçerli olan fiili hakimiyetinin ortadan kaldırılmasına ve imhasına karşı silah müdafaasını kullanmaya mecbur olup, yirmi güne yakın bir zaman zarfında Ermenilerle birleşen düşman kuvveti ile her türlü mahrumiyetler içinde çarpışan ve nihayet başarılı olan kahraman Maraşlıları, bütün memleket namına tebrik ve tazize koşarız.

Maraşlılar, bu kahramanca müdafaaları ile milli davanın yüceliğini ve milletimizin yaşamak. bağımsız olarak yaşamak hususundaki yüksek iradesini bütün cihana gösterdiler.

Şehitlerimize dualar, selamlar.

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Şubat 1920

Atatürk'ün Maraş Müdafai Hukuk Cemiyeti'ne, Maraş Belediyesi'ne ve Kuvayi Milli Kumandanı Kılıç Ali Bey'e gönderdiği telgraf.

Taziz kelimesi değer verme, şereflendirme, kutlama anlamına geliyor.

Atatürk, Maraş'taki direnişi örgütleyen Arslan Bey'e sonraları "Siz sadece Maraş'ı kurtarmakla kalmadınız. Siz Türk kurtuluş mücadelesinin de kazanılmasını sağladınız. Biz Maraş'tan ismen bir Arslan bekliyorduk, cismen de bir Arslan geldi." der.

İşgal yıllarında, 28 Kasım 1919 tarihinde Maraş kalesindeki Türk bayrağı indirilerek yerine Fransız bayrağı asılmıştı.

Bunun üzerine Ulu Cami'de namaz öncesi halk "Bayraksız namaz kılınmaz" diye Maraş kalesine akın etmiş ve Fransız bayrağını indirmişti.

1936'da bizzat Atatürk'ün emriyle Maraş Kalesi'ne "Bayrak Tutan Bozkurt" heykeli dikildi.

Heykelin üzerinde "(28 Kasım 1919) Cuma Günü Türk Maraş, Silah Gücü İle İnen Bayrağını İman Gücü İle Yenden Dalgalandırdı" yazıyordu.

Heykel sonraki yıllarda kaldırıldı. Şu an nerede olduğu bilinmiyor. Maraş'a 7 Şubat 1973 tarihinde TBMM tarafından Kahraman ünvanı verildi.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 6. Cilt, s.316

Arazisi ziraata müsait olmadığından ticaret ve çay, portakal, mandalina, fındık gibi mahsulleri geliştirmek icap ediyor.

Bilhassa Rize-Erzurum karayolunun inşası bu mıntıkaya daha geniş faaliyet sahası ve refah temin edecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Eylül 1924

Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.26

Şikayetlerinizde haksız değilsiniz, ama milletvekillerinden birtakımının nasıl fesatlıklar çevirdiklerini, birtakımının da İstanbul hükümeti tarafını tuttuklarını bilmiyorsunuz.

Çoktan beri çıkarmaya çalıştığımız İhanet-i Vataniyye Kanunu'nu meclisten geçirinceye kadar göbeğimiz çatladı.

Karşı taraf da çalışmalarımızı felce uğratmak için her şeyi yapıyor.

Son fetvaları ve fesatları ile az çok edindiğimiz kuvvetleri dağıtmışlardır.

Faaliyetlerimiz bu yüzden sekteye uğramıştır. Onun için sizi cepheden çağırmak zorunda kaldık.

Mustafa Kemal Atatürk - 1920

Atatürk'ün Çerkez Ethem'e verdiği cevap. Bu vatanın nasıl güçlüklerle kurtarıldığının bir başka belgesi.

Milli Kurtuluş Savaşı sırasında en büyük düşmanımız İngilizler veya Yunanlılar değildi. Türk milletinin genlerine işlemiş ihanet şebekesi süreki çalışıyordu.

Padişah ve İstanbul hükümeti, halkı Atatürk ve Kuvay-i Milliye aleyhine kışkırtıyordu. Kuvay-i Milliye'ye katılanların İslam'a, padişaha ve Allah'a isyan ettiğini söylüyorlardı.

Bu nedenle Kuvay-i Milliye'ye katılan binlerce asker Kuvay-i Milliye'den ayrıldı. Bir çoğu kendi komutanlarına isyan edip "din adına" komutanlarını öldürdü.

Padişah ve İngiltere destekli Anzavur isyanının temel amacı Mustafa Kemal'i ve direnişi yok etmekti. Anzavur Ahmet, Susurluk'a geldiğinde, halka seslenirken "Yanımda Kuran, göğsümde iman, elimde ferman, padişahınızın emri ile geldim" diye sözüne başlamıştı. Kısa sürede büyük bir güç haline geldiler ve Marmara bölgesinde isyan ettiler.

Çok büyük askeri sıkıntı yaşayan Mustafa Kemal, mecburen Çerkez Ethem'i çağırdı. Çerkez Ethem, isyanı bastırdıktan sonra Ankara'ya geldi ve "Anafartalar Kahramaının" karşısına geçip hesap sorar gibi: "Benim temel amacım Ankara'dakileri bir şeyler yaptırmaya alıştırmaktı. Belki bana yardım edersiniz diye. Sizin basit bir eşkiya çetesini bile yenebilmekten aciz olduğunuzu anlamıştım".

Atatürk ise kendisine görseldeki cevabı verir.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.380

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında