Yıllar
Konular
Favoriler

Uygarlık demek, bağışlama ve hoşgörü demektir. İlkel toplumlardır ki kan davası güderler. Bağışlamaya, hoşgörüye dayanmayan uygarlık, zorbalığa dayanan uygarlıktır ki, çöker... O, uygarlık değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1936
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

1936 yılında, Ankara’da Ankara Palas Oteli’nin alt salonunda Çocuk Esirgeme Kurumunun balosunda söyledikleri

Kaynak: Atatürk'ten Anektodlar - Genelkurmay Başkanlığı

Eski hukukumuzun kaynağı Arap İslam hukuku idi. Dini bakış açısı bu hukukun ölçüsü idi.

Dini görüş sadece medeni hukukta değil, anayasalarda bile hükmünü yürütüyordu.

Yeni hukukumuzun esin kaynağı, bir taraftan Türkçülük diğer taraftan Batıcılıktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün hukuk hakkındaki notları.

Not: Atatürk'ün burada bahsettiği ve rehber edindiği Türkçülük anlayışının, sonradan ve özellikle de günümüzde popülerleşen ırkçı-turancı-militarist-muhafazakar akımlarla hiçbir alakası yoktur.

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt s.18

Anlıyorum ki, sana nutkunu söyletmek istemiyorlar. Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli derhal bildireceksin.

Asayişin temini için Başvekil, Dahiliye Vekili ve İzmir Valisi lazım olan tedbirleri almakla mükelleftirler.

Mustafa Kemal Atatürk - Eylül 1930

Atatürk'ün İzmir'de halka seslenecek olan Serbest Cumhuriyet Partisi lideri Fethi Okyar'a yolladığı telgraf...

5 veya 6 Eylül'de yollanmıştır.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s. 263

Salih, eğer düşündüklerimi tatbik edebilecek zamana sahip olursam, yakında cihanın gözlerini kamaştıracak bir askeri manzara meydana gelecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Ağustos 1922

Atatürk'ün, Büyük Taarruz'dan 15 gün önce yakın arkadaşı Salih Bozok'a söyledikleri.

Büyük Taarruz çok büyük bir riskti. Öyle ki diğer paşalar, Atatürk'ün böyle bir harekata girişmesine hayret etmiş: "Paşam bu kadar tehlikeli bir manevrayla bu savaşı kaybedersek bize vatan haini derler" demişlerdi.

Çok ilginçtir ki Atatürk, Büyük Taarruz'da eski Yunanlı komutan Epaminondas'ın "çarpık düzen" taktiğinin gelişmiş bir versiyonunu kullanmıştı ve Yunanlıları tuzağa düşürmüştü.

Atatürk Epaminondas'ı tanıyordu ama Yunanlılar tanımıyordu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.182

Türk dili, Türk bilincinin tam teşekkül ve gelişiminden sonra düşünülerek kurulmuş akademik, yapay bir dil değildir.

Türk dili, Türk bilinci kadar doğaldır. Türk dili, Türk bilinci ve dehası kadar mantıklıdır, yüksektir.

Türk dilinin en küçük bir morfemi, Türk'ün tabiatı incelemekten aldığı en bü­yük kavramın ifadesidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Aralık 1935

Türkçe Hakkında

Ulus Gazetesi'nde yayınlanan "Türk Dilinin Orijinalitesini Gösteren Bir Analiz" başlıklı makale

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.91

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında