Yıllar
Konular
Favoriler

Silahlarımızın elde ettiği zaferi barış işlerinde de, bilhassa eğitimde, ekonomide, sanayide dahi kazandığımız vakit büyük milletimizin takdir ve teveccühüne liyakat gösterdim diyebileceğim.

Bundan sonra o yeni zaferler için çalışmak en kutsi borcumdur.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Ekim 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Bursa'da yayınlanan "Millet Yolu" gazetesine verdiği röportaj.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.19

Kayıtsız şartsız Rus tabiiyeti demek olan dahildeki komünizm teşkilatı gaye itibariyle tamamen bizim aleyhimizdedir.

Gizli komünizm teşkilatını her surette durdurmak ve tebit etmek mecburiyetindeyiz.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Eylül 1920

Atatürk'ün Batı Cephesi Kumandanı Ali Fuat Paşa'ya yazdığı telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 9. Cilt, s. 349

Büyük zafer büyük milletimizin sönmez hürriyet ve bağımsızlık aşkından ve ba­şında Zatı Devletleri bulunmuş olan kahraman ordumuzun kendine has fedakarlıklarından doğmuştur.

Tren şebekemizin Sıvas'a varması münasebetiyle bu sahada da elde edilen parlak muvaffakiyet, milletin yüksek idrak ve kabiliyetinin ve reisi bulunduğunuz hükümetin takdire layık mesaisinin eseridir.

Hakkımda gösterdiğiniz muhabbetkar hislere teşekkür eder ve muvaffakiyetten dolayı Zatı Devletleriyle muhterem mesai arkadaşlarımızı tebrik eylerim.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Eylül 1930

Sivas Demiryolunun açılışı nedeniyle İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraf.

Cumhuriyet Türkiye’si, Osmanlı Devleti’nden yalnızca 4138 km demiryolu devralmıştır. Bu demiryollarının çok büyük bir kısmı ise, uzun süren savaşların verdiği tahribat, maddi imkânsızlıklar ve teknik personel yetersizliği gibi nedenlerle bakıma muhtaç durumdadır. Demiryollarının büyük bir kısmı, yabancı sermayenin elinde olduğundan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren özellikle demiryolu politikasına büyük bir önem vermek zorunda kalmıştır.

Osmanlı'da, Demiryolları emperyalist devletler tarafından, çıkarlarına uygun olacak şekilde, kıyılardan içerilere doğru döşendiğinden Osmanlı toprakları kolayca işgal edilmiştir. Anadolu insanı, demiryolu işletmeciliğinden bilinçli olarak uzak tutulmuştur. Demiryollarının yöneticileri ve kilit personeli yabancı olup, işletme dili Fransızca’dır. Yabancı şirketler trenlerdeki makinist, biletçi, kontrolör gibi elemanları Rum ve Ermeni azınlıklardan seçmişlerdir. Ödemeler dahi Frank ile yapılmaktadır.

Milli Mücadele’nin başlangıç döneminde yeterli sayıda vagon ve lokomotif de yoktur. Bu nedenle teknik bakımdan büyük sıkıntılar çekilmiş, arızalar zamanında giderilememiş, bu olumsuzluklara yakıt, yedek parça tedarikindeki zorluklar eklenmişti.

Lord Kinross "Bir Milletin Yeniden Doğuşu" isimli kitapta şöyle anlatır:

"İsmet Paşa, sıkı bir devlet denetimi sisteminden yana olmasına karşın, ekonomik sorunlarla pek ilgilenmez, özellikle siyasi konularla ve askeri strateji ile uğraşırdı. Büyük Savaş ve Kurtuluş Savaşı boyunca hep ulaştırma eksikliğini düşünüp durmuştu. Bu yüzden en çok önem verdiği iş, demiryolu yapımı oldu."

17 Şubat 1923'de, İzmir İktisat Kongresi'nde Atatürk şöyle der:

"Memleketimizi bundan başka trenler ile ve üzerinde otomobiller çalışır şoselerle şebeke haline getirmek mecburiyetindeyiz. Çünkü Batı'nın ve cihanın vasıtaları bunlar oldukça, trenler oldukça, vapurlar oldukça, bunlara karşı deve ile merkepler ve kağnı ile ve tabii yollar üzerinde müsabakaya çıkışmanın imkanı yoktur."

Mustafa Kemal, ülkenin demir ağlarla örülmesini, “bir karış fazla şimendifer” parolasıyla “milli vahdet, milli mevcudiyet, milli istiklal meselesi” olarak görmüştür.

Cumhuriyet Hükümeti Ankara'yı başkent seçtiğinde, yeni hükümet merkezinin İstanbul, İzmir, Aydın, Konya, Eskişehir, Adana gibi şehirlerle bağlantısı olup, ülkenin diğer bölgeleri ve Sivas, Samsun, Erzurum, Kayseri, Malatya, Diyarbakır gibi önemli şehirleriyle demiryolu bağlantısından tamamen yoksundu. Halbuki hükümet merkezinin önemli şehirlerle demiryolu bağlantısı ilk akla gelen zorunluluktu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.260

Rumeli ve Anadolu halkı, Azeri kardaşlarının kalbinin kendi kalbi gibi çarptığını bilirler.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ekim 1921

Atatürk'ün Azerbaycan elçisi İbrahim Abilof'a yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 12. Cilt, s.36

Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hakimdi.

İmparatorluk halkını meydana getiren Türk'ten başka uluslara; bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara; sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri anısında bulunan ırktaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken "kavmi necip" deyimiyle sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan Türkler ikinci planda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Osmanlı'da Türkler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.208

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında