Silahlarımızın elde ettiği zaferi barış işlerinde de, bilhassa eğitimde, ekonomide, sanayide dahi kazandığımız vakit büyük milletimizin takdir ve teveccühüne liyakat gösterdim diyebileceğim.
Bundan sonra o yeni zaferler için çalışmak en kutsi borcumdur.
Atatürk'ün Bursa'da yayınlanan "Millet Yolu" gazetesine verdiği röportaj.
Ferdin birinci hakkı, tabii kabiliyetlerini serbestçe geliştirebilmesidir.
Bu gelişmeyi temin için ise, en iyi vasıta, ferde, diğerinin aynı kıymetteki hakkına zarar vermeksizin, tehlike ve zarar kendine ait olmak üzere, ona, kendi kendini istediği gibi sevk ve idare etmeye müsaade etmektir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
Türk Tarihi, Türk ırkını ancak müspet ilim belgeleriyle bulur. Türk dili bunlardan en önemlisidir.
Atatürk'ün 3. Türk Dil Kurultay'ı için hazırladığı Nutuk
Sahip olduğum bütün nakit ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul mallarımı Cumhuriyet Halk Partisi'ne aşağıdaki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum:
1- Nakit ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.
2 - Her seneki nemadan, bana nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e sekiz yüz, Sabiha Gökçen'e altı yüz, Ülkü'ye iki yüz lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir.
3- S. Gökçen'e bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.
4- Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.
5- İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini tamamlamak için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.
6 - Her sene nemadan artan miktar yan yarıya, Türk Tarih ve Dil kurumlarına tahsis edilecektir.
Atatürk vasiyetini notere teslim ediyor.
Atatürk, Hasan Rıza Soyak'tan tüm mallarının listesini yapmasını ve kaba taslak bir vasiyet hazırlamasını ister.
Hasan Rıza Soyak vasiyeti hazırladıktan sonra Atatürk'e sunar. Atatürk vasiyeti inceler ve bazı düzeltmeler yapar.
Hasan Rıza Soyak, taslakta, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule ve manevi kızlarına *vefatlarına kadar* şu kadar aylık verilecek yazmıştı.
Atatürk çok ince bir düşünceyle, *vefatlarına kadar* ibaresini *yaşadıkları müddetçe* olarak değiştirdi.
Atatürk'e göre yaşamak esastı. Bir vasiyetnamede olsun, bir insanın ölümünden bahsetmeyi nezakete uygun bulmuyordu.
Makamınızda gözüm yoktur! Ve o makamı kendime küçük görürüm.
Benim düşüncem ve emelim çok büyüktür.
Eğer makamınızda gözüm olsaydı şimdiye kadar çoktan orasını işgal ederdim!
Atatürk'ün kendisine "Yahu, biz birbirimizin karşısına çıktığımız zaman ellerimizi sıkıyorsun. Halbuki arkadan benim kuyumu kazıyorsun. Eğer gözün bu makamdaysa sen geç de otur!" diyen Enver Paşa'ya cevabı
