Artık, memleketin hasis ihtiraslar yüzünden bu ana değin sürüklendiği felaketler kafidir.
Millet çirkef bir parti tesiriyle yaşamayacak, ancak milli birlik yaşayacaktır.
Kastamonu Valiliğine telgraf
İnsan yalnız özgürlük vasıtası olarak servete sahip olmalıdır; yoksa servete esir olmak için değil!
Zenginlik hakkında...
Vatandaş için Medeni Bilgiler
Osmanlı devletinin, devlet ve millet siyaseti olarak, bağımsız olarak ve muntazaman takip olunmuş hiçbir siyaseti yoktur.
Osmanlı tarihinde fetihlere, şaşaalı hareketlere tesadüf ediyoruz. Bu, bütün cihanı zapt etmek, cihangir olmak siyasetidir. Fakat bütün bu fetihler ve şaşaalı hareketler, hiçbir vakit devleti vücuda getiren ve bu hareketleri yapan unsura emelinin mevcudiyetini ve menfaatini temin etmiyordu.
Millet, evini, köyünü, bağını, tarlasını, öküzünü unutmuş, atına binmiş Viyana kapılarında dolaşıyor, Viyana'yı, Osmanlı memleketlerine dahil bir vilayet yapmak istiyordu.
İşte bu hareket tarzı, asil unsurun kendi hayati icaplarıyla, memleketin icaplarıyla uğraşmasına, kuvvetli olmak için, zengin olmak için uğraşılması icap eden çiftçilikle iştigale mani oluyordu. Fakat bu kadarla da kalmıyordu. Asli unsur, anavatanı terk edip harice gidiyor ve gittiği yerlerde ölüyordu.
Asya'ya, Avrupa'ya, Afrika'ya giden o fetih orduları ne oldu? Onlar gittikleri yerlerde ölmüş, kalmış, mahvolmuş.
Bunun neticesi olarak anavatan böylece bomboş ve harap kalmış.
İşte her şeyimiz gibi çiftçiliğimizin de arz ettiği sefalet manzarası bundandır!
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Enver'e gelince; bu adam hakimiyet düşkünü, maceraperest biridir. O, bizi aldattığı gibi sizi de aldatmaktadır.
Atatürk'ün Türkiye'yi ziyarete gelen Sovyet Delegasonu üyeleri Mihail Frunze ve İbrahim Abilov'la görüşmesinden...
Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.
Fakat sanatkâr olamazsınız.
Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim
Muhsin Ertuğrul anlatıyor:
1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her
hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatıradır.
O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."
Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...
