Bugün de aynı hisler aynı kuvvetle devam ediyor.
Atatürk'ün Sivas Lisesi hatıra defterine yazdığı not.
Sivas Kongresi 4 Eylül-11 Eylül 1919 tarihinde düzenlendi. Atatürk, Sivas'a 2 Eylül'de geldi ve 18 Eylül'e kadar burada kaldı.
Sivas Kongresi, Sivas Valisi Mazlum Paşazade Mehmet Memduh Bey tarafından 5 Ekim 1892 yılında inşa edilen ve görkemli bir mimariye sahip olan Sivas Lisesi'nde düzenlendi.
Kongreye katılanlar Sivas'ta yaşayan insanların evinde kalırken, Mustafa Kemal'in kalması ve çalışması için lisede bir oda ayarlandı.
Sivas Lisesi, 1981 yılında kapatıldı ve 1990 yılında müze olarak ziyarete açıldı.
Müzede, kongre salonu ve Atatürk'e ait çalışma ve dinlenme odası, kongrenin yapıldığı günlerdeki hali ile muhafaza edilmektedir.
Düşmanın terk ve tahliye ettiği kasaba ve köylerde yaptığı facialar her türlü tasavvurun üstündedir. Köylerin büyük kısmı tamamıyla yakılmıştır. Düşmanın ricat yolu üzerinde kalan zavallı köylülerimiz köylerinin harabeleri üzerinde sefalet ve zaruret içinde inlemektedirler.
Arz olunan ahvalden dolayı hükümetçe derhal gerekli şeffkat ve yardımın yapılması kat-i bir zaruret halini almakta, şimdilik en ziyade himaye ve yardıma muhtaç olanlara hakkaniyet dairesinde dağıtılmak üzere emri alilerine verdiğim meblağdan yüz bin liranın acele Batı Cephesi emrine gönderilmesini ve senelerden beri zulüm ve sefaletle inleyegelmiş milletimizin yaralarına çaresaz olacak tedbirlerin hükümetçe alınmasını ve bildirilmesini rica ederim.
Maliye Bakanlığı'na telgraf.
Batı Anadolu'da Yunan zulmü hakkında detaylı bilgi için tıklayın
Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum.
Milli emeller, milli irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, bütün millet fertlerinin arzularının, emellerinin bileşkesinden ibarettir.
Atatürk'ün Balıkesir'de halka yaptığı konuşmadan
Türk çocuklarının nasibi her muvaffakiyetli hamleden hep sevinç veren neticeler almaktır.
Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz!
Yaptığınız hamleler sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir. Durmayın, yürüyün.
Saadet, refah, sevinç ve hepsinden sonra dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor.
Türk çocukları! Son sözümün son kelimesine dikkat!
Gurur, azamet, sende zaten vardır. Bunu gösterme! Onu kendi yüksek enerjinin harimine sakla!
Lazım geldikçe büyük tevazuunu göster. Fakat yine icap ettikçe göster ezici yumruğunu!
İşte bu vasıflarınla ispat edebilirsin ne olduğunu!
Benim bugünkü ve yarınki Türk çocukluğundan beklediğim haslet bu suretle tecelli etmelidir.
Montrö Anlaşması imzalandığı akşam Atatürk'ün Florya'da lise öğrencisi Mustafa Kemal Gürer'e yazdıklardıklarından...
Arkadaşlar, Nilüfer Çayı ve onunla birleşen birçok derelerle sulanan ovasıyla, 2500 metre boylu dağının buzlu ve kaplıcalarının kaynar sularıyla, Mudanya gibi iskelesiyle, dağlarında ve ovalarındaki büyüleyici manzaralarıyla her türlü ilerlemeye aday olan bu latif, bu verimli, bu feyizli memleket, mutlaka layık olduğu medeniyet mertebesine ulaştırılmalıdır.
Bursa'nın kurtuluşunun ikinci yılında Bursa halkına nutuk
