Biz ekonomik genişliğin temelini de, ancak her milletin refahla yaşamaya ve ilerlemeye hakkı olduğunu kabul eden bir zihniyetle bütün milletlerin birlikte çalışmaları yolunun bulunmasında görüyoruz.
TBMM 4. Devre 2. Toplanma Yılı Açılış Konuşması
Kıtalarımız İzmir doğu sırtlarında düşmanın son mukavemetini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922'de mağlup düşmanla beraber İzmir'imize muzafferen girdi.
Vapurlara binmekten men edilen düşman subayları ve efradı teslim olmaktadırlar.
İzmir'de bol miktarda top, tüfek ve her nevi malzeme bulunmuştur.
Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.
9 Eylül 1922 tarihli telgraf. Aşağıdaki kişilere gönderilmiştir:
- TBMM başkan vekili Adnan Adıvar
- İcra Vekilleri Reisi Rauf Orbay
- Müdafaai Milliye vekili Kazım İnanç
- Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir
- El Cezire cephesi komutanı Cevat Çobanlı
Başkasına olan bir iyilik bize de iyiliktir.
Başkasına olan kötülük bize de kötülüktür.
Salih, eğer düşündüklerimi tatbik edebilecek zamana sahip olursam, yakında cihanın gözlerini kamaştıracak bir askeri manzara meydana gelecektir.
Atatürk'ün, Büyük Taarruz'dan 15 gün önce yakın arkadaşı Salih Bozok'a söyledikleri.
Büyük Taarruz çok büyük bir riskti. Öyle ki diğer paşalar, Atatürk'ün böyle bir harekata girişmesine hayret etmiş: "Paşam bu kadar tehlikeli bir manevrayla bu savaşı kaybedersek bize vatan haini derler" demişlerdi.
Çok ilginçtir ki Atatürk, Büyük Taarruz'da eski Yunanlı komutan Epaminondas'ın "çarpık düzen" taktiğinin gelişmiş bir versiyonunu kullanmıştı ve Yunanlıları tuzağa düşürmüştü.
Atatürk Epaminondas'ı tanıyordu ama Yunanlılar tanımıyordu.
Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle geliştirilmeli ve takviye olunmalıdır.
Bu çok mühimdir; bilhassa nazarı dikkatinizi çekerim.
Tehdit esasına dayalı ahlak, bir fazilet olmadıktan başka, itimada da değer değildir.
Ahlak hakkında...
Atatürk'ün Türkiye Öğretmenler Birliği'nde yaptığı konuşmadan
