En ciddi emelim, Türkiye'nin kendi milli kültürü ile uygun düştüğü derecede Batı medeniyetinden ve Batı ilmi ve ticari ilerlemesinden faydalanmasıdır.
Türkiye, Batı'nın asri medeniyetinde en kıymetli ne varsa kabul ederek kendi eski kültürünü mükemmelleştirmek konusunda hür olacak.
Atatürk'ün "The New York Herald" gazetesiyle yaptığı röportajdan.
Çocuğum olmadığında hikmet ve isabet varmış. Eğer bir evlat kaybetmek felaketine uğrasaydım, kalbim elem ve kedere dayanamazdı.
Atatürk hayvanları, özellikle de köpekleri ve atları çok severdi. Birgün kendisine ait bir tayın hastalandığını ve ölmek üzere olduğunu duyunca yanına gitti. Acı çekmemesi için öldürülmesi gereken hayvanı dakikalarca sevmişti ve sonrasında bu sözleri söylemişti...
Batı fabrikalarının çelik zırhlarıyla kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı.
Rize'de gördüklerimden çok memnunum.
Halk çok vatanperver ve Cumhuriyetperverdir.
Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.
Uzun bir zamandan beri kendisiyle haberleşiyor olmakla teselli bulduğum bir kişinin sessizliğiyle, haberleşmedeki ilgisizliğini görmekle azap duyuyordum.
Bugün o uzun süren sessizliği bozan bir mektubun gelmesi vicdan azabımı dindirdi.
Bir mektup... Evet; birkaç satırlık bir kağıt parçası...
Fakat sevilen bir kalbin sevgi akışlarının yansıdığı bir ruhun hatırlandığı sahne olduğu için sonsuz önemi vardır.
