Yıllar
Konular
Favoriler

En ciddi emelim, Türkiye'nin kendi milli kültürü ile uygun düştüğü derecede Batı medeniyetinden ve Batı ilmi ve ticari ilerlemesinden faydalanmasıdır.

Türkiye, Batı'nın asri medeniyetinde en kıymetli ne varsa kabul ederek kendi eski kültürünü mükemmelleştirmek konusunda hür olacak.

Mustafa Kemal Atatürk - 23 Ocak 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün "The New York Herald" gazetesiyle yaptığı röportajdan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt, s.22

Arabistan yarımadasının kumsal çöllerinden "yaratan rabbinin adıyla oku" safsatasını esas tutmuş olan Araplar, uygar dünyada, bilhassa Türk zengin uygar bölgelerinde, bu ilkel ve cahiliyet devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır.

Bu zihniyetle hareket edenler İslam'dan önce evrensel Türk uygarlığının bütün belgelerini imha etmekte engel görmediler.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Ağustos 1931

Atatürk'ün "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Yüksek Başkanlığı'na" yazdığı mektuptan...

Kaynak: Atilla Oral - Atatürk'ün Sansürlenen Mektubu, s.61

İstanbul'u alan büyük Fatih; bu azametli, kudretli padişah, hakikaten bütün İslam aleminin, bütün Türk dünyasının hakkıyla iftihar edebileceği bir zattır.

Bazı kusurları bir yana bırakılırsa bütün dünyanın büyüklük namına takdir edebileceği şahsiyettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Fatih Sultan Mehmet hakkında, İzmit sinema binasında konuşma.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.331

Bugünkü Polis Genel Müdürü, düşmüş olan millet haini kabinenin ve adamlarının yegane koruyucusudur.

Bu zat, muhaliflere, yani millet düşmanı olanlara bugün bir sığınak ve dayanak teşkil etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Kasım 1919

Atatürk'ün Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya yolladığı telgraftan...

Burada adı geçen Polis Genel Müdürü Nurettin Bey, Damat Ferit Hükümeti tarafından 31 Mart 1919 tarihinde göreve getirilmişti ve görevi süresince Millî Mücadele’ye karşı çıkmış, aynı zamanda İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin de koruyuculuğunu yapmıştı.

23 Temmuz 1919 tarihinde siyasi partilerle, cemiyetler ve üniversite öğrencileri Sultanahmet Meydanı’nda Atatürk ve Kuva-i Milliye düşmanı Damat Ferit aleyhine bir protesto mitingi yapmak istemişlerdi.

Ancak, Nurettin Bey’in emriyle polisler toplanan kalabalığı döverek dağıtmıştı.

Türk polisinin büyük bir kısmı Millî Mücadele saflarında yer alırken göreceli olarak azınlık bir kısmı bu mücadeleye karşı çıktı. Nurettin Bey de onlardan biriydi.

Onun gibi hainlere rağmen Türk Polisi’nin Millî Mücadele’de fedakârca bir mücadele sergilediği, ülkenin kurtuluşu için elinden gelen gayreti gösterdiği ve gerektiğinde canını feda etmekten çekinmediği görülmekte.

Bilhassa İstanbul Polisi, Millî Mücadele’nin ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat ile İstanbul’un işgalinden sonra vatanseverlerin Anadolu’ya kaçırılması için çok büyük gayret gösterdiler.

Ülkenin kurtuluşu için mücadele veren bütün cemiyet ve derneklere üye oldular ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin emirlerini yerine getirdiler.

Yalnız mevcut teşkilatlara katılmakla kalmayıp birçok yerde direnişin bizzat örgütleyicisi oldular ve halkı Millî Mücadele’ye katılmaları için cesaretlendirerek onlara önderlik ettiler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 5. Cilt, s.139

Ben Almanların bu savaşta muzaffer olacaklarına katiyen emin değilim. Gerçi bir şimşek hızıyla demir kaleler devirip çiğneyerek Paris üzerine yürümektedirler.

Fakat Ruslar da Karpatlar'a dayanmışlar ve Almanların müttefiki olan Avusturyalılara baskı yapmaktadırlar. Bu nedenle Almanlar bir kısım kuvvet ayırarak Avusturyalılara yardım etmek mecburiyetinde kalacaklardır.

Bu defa Fransızlar kendi karşılarında bulunan Almanların kuvvet ayırdığını görerek karşı taaruza geçecekler ve Almanlara baskı yapacaklardır.

Kendilerinin sıkıştırıldığını gören Almanlar, bu defa da Avusturyalılara gönderdikleri kuvvetleri çağırmak mecburiyeti karşısında bulunacaklardır ki, bu şekilde zikzakvari hareket edecek olan bir ordunun akıbeti pek feci ve vahim olacağından, ben bu harbin neticesinden emin olamıyorum.

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu (1914'ün son günlerinde yazılmıştır).

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.207

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında