Yıllar
Konular
Favoriler

Biz medeniyetten, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Başka bir şey tanımayız.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ağustos 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Çankırı'da halka nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.298

Bir aydır buradayım ve Çanakkale Boğazı'nı müttefiklerin çıkarma teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum.

Bu ana kadar, sevgili Corinne, hep başarılı oldum ve aynı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima başarılı olacağım.

Burada benim ismimin duyulmamasına şaşırmamalı, çünkü ben, mühim bir muharebenin kahramanı olarak Mehmet Çavuş'a şeref kazandırmayı tercih ettim.

Tabi şüphe etmezsiniz ki, muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaş gecesi muharebelerin saflarında Mehmet Çavuş'u bulan da o idi.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Mart 1915

Atatürk'ün Madam Corinne'e yazdığı mektup

Mektupta bahsi geçen Mehmet Çavuş, Çanakkale Savaşı'nın ilk günlerinde Seddülbahir'de çıkarma yapan düşmana karşı elindeki az sayıdaki kuvvetiyle ve az sayıdaki silah ve mühimmatıyla kahramanca karşı koyan ve şehit olan Bigalı Mehmet Çavuş'tur.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.211

Tarihin inkar ve itiraz kabul etmez hakikatlerindendir ki, Antakya, İskenderun ve havalisinde bugün oturmakta bulunan Türkler oraların en aşağı kırk asırlık sahip ve sakinleridir.

Şu iman dolu bekleme günlerinde bu tarihi hakikati hatırlamak ne kadar zevkse, hatırlatmak da o kadar vazifedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1936

"Tarihten Bir Yaprak, Bir Türk Camiasının Adı" başlıklı makale Atatürk tarafından yazdırılmış ve İsmail Müştak Mayakon imzasıyla 10 Ekim 1936 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı.

O günün gazete sayfasına ulaşmak için tıklayınız.

O döneme kadar bölgeye İskenderun ve Antakya deniyordu. Hatay ismini 1936 yılında bizzat Atatürk verdi.

Atatürk makalede Hatay'daki Türklerin o bölgeye yüzlerce yıl önce Çin'in kuzeyinde "Hatay" adı verilen bölgeden geldiğini yazıyor ve Hatay ismini de bu nedenle uygun görüyor.

Afet İnan anlatıyor:

Montrö'de Boğazlar meselesi konuşulmaya başlandığı zaman, ben de Cenevre'de idim. Son oturumlarda baktım kritik birtakım şeyler var. İstanbul'a dönecektim. Tevfik Rüştü Aras endişeli bir durumda idi. Anlattı bana durumu. Bazı meselelerde tam anlaşma olmamıştı.

Gelişim bir iki gün sürdü. Geldiğim zaman baktım Atatürk gayet neşeli. Halbuki Montrö'de pek iyi havadisler yoktu. Tevfik Rüştü Bey böyle anlattı dedim.

Atatürk 'Yok!' dedi, 'O mesele bitti artık!' Hakikaten 20 Temmuz'du işte, ben geldiğim anda anlaşma imzaya girmiş.

Ben birdenbire 'Aman, çok memnun oldum! Artık bir dış mesele kalmadı!'

Atatürk 'Hayır!' dedi, 'Var, mühim bir meselemiz var! Şimdi İskenderun ve Antakya meselesi var! Bunun üzerinde duracağız.

Ben şaşırıp kaldım: Ne olacak? diye sordum.

Alacağız dedi...

İşte Hatay meselesi o günden sonra (21 Temmuz 1936) konuşulmaya başlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.297

Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet, böyle bir kavramı asla kabul edemez.

İnsan hakları, yasalarımızın güvencesi altındadır. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır.

Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları ve bundan emin olmaları gerekir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1925

Atatürk'üm Cumhuriyet savcılarına seslenişinden.

Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından "Hukuk Reformu yapmakla" görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.

Atatürk'ün huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken, Mahmut Esat Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:

"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

- Cumhuriyet Başbakanı,

- Cumhuriyet Bakanı,

- Cumhuriyet Müsteşarı,

- Cumhuriyet Valisi,

- Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,

Neden Cumhuriyet Savcısı?

Savcılara neden bu imtiyaz?

Atatürk, Bozkurt'a "Ne diyorsun?" diye sorar.

Bozkurt'un cevabı çok net olur:

"Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı'dır."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. "Devam et Bozkurt" der.

Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk reformuna ve Atatürk'ün yorumuna kadar uzanır.

Kaynak: Doç. Dr. Ali Birinci, Yeni Türkiye Dergisi, Cumhuriyet Özel Sayısı I, 1998, s. 23-24

Bugün başına şapka giyen, sakalını bıyığını tıraş eden, smokin ve frakla cemiyet hayatında yer alanlarımızın çoğunun kafalarının içindeki zihniyet hala sarıklı ve sakallıdır...

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Nisan 1927

Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultayı delegeleriyle yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.182

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında