Yıllar
Konular
Favoriler

Temiz duygularınızı bildiren tel yazınızı aldım. Mazhariyetiniz münasebetiyle memleketimiz ve Türk kadınlığı hakkındaki saygılı intibalarınızdan ve şahsıma dair kalbi sözlerinizden mütehassis oldum. Donanmış olduğunuz maddi ve manevi kıymet ve fazilet içinde mesut olmanızı dilerim kızım.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1932
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün "Dünya Güzeli" seçilen Keriman Halis'in kendisine gönderdiği telgrafa verdiği yanıt...

1932 yılının 'Dünya Güzellik Yarışması', 31 Temmuz'da Belçika'da düzenlendi. Bu yarışmaya 28 farklı ülkenin güzellik temsilcileri katıldı. Jüri, 'Türkiye Güzeli' olarak seçilen Keriman Halis'i 'Dünya Güzellik Kraliçesi' olarak ilan etti. Bu karar, Belçika ve Avrupa basını tarafından büyük bir olumlu tepkiyle karşılandı ve Türk kızının bu prestijli unvana layık görülmesi, Türkiye genelinde büyük bir bayram coşkusu yarattı.

Güzellik kraliçesi yarışmalarına bilhassa önem veren Atatürk de, bu mutlu sonuçtan büyük bir memnuniyet duymuş ve 3 Ağustos günü Cumhuriyet Gazetesi'ne uzun bir demeç vermişti.

Gazetedeki demecinde Keriman Halis'ten "Keriman Ece" olarak bahseden Atatürk, Sirkeci Garı'nda kraliçeler gibi karşılanan 'Dünya Güzellik Kraliçesi' Keriman Halis'e, yurda döndükten sonra "Ece" soyadını verdi.

Keriman Ece, Atatürk'e aşağıdaki telgrafı çekmişti:

On beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. Bugün Paris sefaretimizde layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. Meserretimden ağladım.

Bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir.

Tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim."

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.403

Kıtalarımız İzmir doğu sırtlarında düşmanın son mukavemetini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922'de mağlup düşmanla beraber İzmir'imize muzafferen girdi.

Vapurlara binmekten men edilen düşman subayları ve efradı teslim olmaktadırlar.

İzmir'de bol miktarda top, tüfek ve her nevi malzeme bulunmuştur.

Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Eylül 1922

9 Eylül 1922 tarihli telgraf. Aşağıdaki kişilere gönderilmiştir:

- TBMM başkan vekili Adnan Adıvar

- İcra Vekilleri Reisi Rauf Orbay

- Müdafaai Milliye vekili Kazım İnanç

- Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir

- El Cezire cephesi komutanı Cevat Çobanlı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 13. Cilt, s.269

Arkadaşlar, hepinizce malumdur ki, Cumhuriyet Halk Partisi ve ona mensup arkadaşların tamamı hiçbir zaman yapmadıkları ve yapamayacakları şeyler hakkında kamuoyunu aldatıcı bir vaatte bulunmamayı bir prensip olarak kabul etmişlerdir.

Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da böyle aldatıcı bir siyaset takip edebileceğimizi kimse zannetmesin. Onun için, memleketi imar edeceğiz dediğimiz zaman yalnız yapabileceğimiz şeyleri yapacağız.

Yoksa bütün asırların ihmal ettiği memleketi birkaç senede cennete çevirmek hayalini takip etmeyiz.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Ocak 1931

Atatürk'ün CHP İzmir Vilayet Kongresi'nde yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.67

O, geçmişse hata etmiş. Bir milletin istiklalinin timsali olan bayrak çiğnenmez! Ben onun hatasını tekrar edemem.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Eylül 1922

9 Eylül 1922'de İzmir kurtarıldıktan bir gün sonra, Atatürk, kalmak için Karşıyaka'daki İplikçizade Köşkü'ne girer.

Kalabalık, Atatürk'ün çiğnemesi için köşkün girişine bir Yunan bayrağı sermiştir.

Atatürk durumu sorduğu zaman, Yunan Kralının bu köşke Türk bayrağını çiğneyerek girdiğini anlatırlar ve aynısını yapmasını isterler.

Atatürk bunu şiddetle reddeder ve bu sözleri söyler.

2. Görsel: Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok ve Atatürk'ün emir çavuşu Ali Metin (önde oturan) arabayla İzmir'e geliyor. 10 Eylül 1922

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın - Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt, s.122

İzmir, kırk beş asırlık bir ata yurdudur. Bu kadar derin bir tarihe sahip olan İzmir, aynı zamanda coğrafi mevkii itibariyle, iktisadi ve siyasi bakımlardan da çok bü­yük önem taşımaktadır.

Bunun için, bütün memleketi ve bütün milleti mahvetmek isteyen düşmanların ilk bakışları bu kıymetli, bu tarihi, bu ehemmiyetli şehre ve bunun civarına çevrildi.

Hakikaten düşmanlarımız bu güzel beldeyi çiğnediler ve daha doğusuna da geçmişlerdir. Bu hareket yalnız İzmir'e darbe vurmakla kalmadı: bü­tün milletin kalbine, vicdanına hançer sapladı. Bu itibarla İzmir, bütün memleketi mahvetmek için, bütün milletin heyecanlarını doğurmak için adeta bir parola olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1923

İzmir'de halka nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.50

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında