Muhterem Ordu ahalisi! Hakkımda gösterdiğiniz samimi tezahürat bende pek derin hissiyat bıraktı. Maalesef ciddi bir sebep, aranızda fazla kalmama mani oluyor.
Bunun için üzgünüm. Fakat vaat ediyorum: İlk fırsatta aranızda daha fazla kalmakla bu üzüntüyü gidereceğim. Gönül arzu ederdi ki, burada günlerce kalayım ve sevimli köylerinizi gezerek zevk alayım.
Arkadaşlar, sizin gibi şuurlu bir millete sahip olan bu devlet, bütün cihana karşı iftihar etmek hakkına sahiptir. Büyük üzüntüyle sizlerden ayrılıyorum. Fakat vaadimi yaptığım zaman bu üzüntülerim sona erecektir. Allahaısmarladık.
Ordu halkına nutuk
Haysiyetsiz subayların nasıl felaketler hazırlamaya yatkın olduklarını, maalesef lüzumundan fazla tecrübe ettiğimiz için, ordudaki subayların yetiştirilmesi hakkındaki esas fikrin, şeref ve haysiyeti yüksek tutmaya yönelik olması gerektiği inancındayım.
Ben evvela millete bu sözde rehberlerin hakiki cehaletini göstermeye çalıştım.
Atatürk'ün Marianne gazetesi muhabiri M. Herriot'la görüşmesi sıradına söyledikleri
Bulaşıcı hastalıklara karşı en kati tedbir olan aşılar artık tamamiyle memleketimizde üretilmektedir.
Üç milyon küsur kişilik çiçek aşısının Sivas'ta üretilmiş olduğunu zikretmek bu konuda kafi bir fikir verebilir.
Atatürk'ün TBBM açılışında yaptığı konuşmadan
Silahıyla olduğu gibi beyniyle de mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincide de göstereceğine asla şüphem yoktur.
Atatürk'ün Milli Eğitim Kongresi açılışında yaptığı konuşmadan.
Mustafa Kemal savaşı kazanacağından öylesine emindi ki Büyük Taarruz'dan 1 sene önce eğitim ve kültür işlerini başlatmıştı.
