Muhterem Ordu ahalisi! Hakkımda gösterdiğiniz samimi tezahürat bende pek derin hissiyat bıraktı. Maalesef ciddi bir sebep, aranızda fazla kalmama mani oluyor.
Bunun için üzgünüm. Fakat vaat ediyorum: İlk fırsatta aranızda daha fazla kalmakla bu üzüntüyü gidereceğim. Gönül arzu ederdi ki, burada günlerce kalayım ve sevimli köylerinizi gezerek zevk alayım.
Arkadaşlar, sizin gibi şuurlu bir millete sahip olan bu devlet, bütün cihana karşı iftihar etmek hakkına sahiptir. Büyük üzüntüyle sizlerden ayrılıyorum. Fakat vaadimi yaptığım zaman bu üzüntülerim sona erecektir. Allahaısmarladık.
Ordu halkına nutuk
Bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en önemli meselelerden biri, kadın ve erkek arasında kanuni ve toplumsal tam eşitliği temin etmektir.
Kadınlarımız, bağımsızlık savaşı sırasında cesaret ve fedakarlığın en üstün vasıflarını sergilediler. Eğitim almaya ve öğrenmeye çok istekliler ve hatta bazıları şimdiden ilim ve edebiyat sahalarında muvaffakiyetler kazanıyor.
Kadınlar da artık Anadolu'nun her tarafında pek çok sanayi müesseselerinde çalışıyor. Kadının zorla köşeye çekilmesinin aile yaşamını mahvettiği yerde hiçbir ilerleme mümkün değildir.
Atatürk'ün The New York Herald gazetesine verdiği röportaj
Bulaşıcı hastalıklara karşı en kati tedbir olan aşılar artık tamamiyle memleketimizde üretilmektedir.
Üç milyon küsur kişilik çiçek aşısının Sivas'ta üretilmiş olduğunu zikretmek bu konuda kafi bir fikir verebilir.
Atatürk'ün TBBM açılışında yaptığı konuşmadan
Efendiler, her taarruza karşı daima karşı taarruz düşünmek lazımdır.
Karşı taarruz ihtimalini düşünmeden ve ona karşı güvenilir tedbir bulmadan hareket edenlerin akıbeti, mağlup olmak ve hezimete uğramaktır; yok olmaktır.
Biz zengin değiliz. Lakin ordumuz hazırdır ve morali mükemmeldir.
Şayet bize meydan okunursa -zaten böyle bir şey muhtemel değildir-buna karşılık verebileceğimizden emin olunuz.
Atatürk'ün L'humanite ve Le Temps gazetelerine verdiği demeç
