Muhterem Ordu ahalisi! Hakkımda gösterdiğiniz samimi tezahürat bende pek derin hissiyat bıraktı. Maalesef ciddi bir sebep, aranızda fazla kalmama mani oluyor.
Bunun için üzgünüm. Fakat vaat ediyorum: İlk fırsatta aranızda daha fazla kalmakla bu üzüntüyü gidereceğim. Gönül arzu ederdi ki, burada günlerce kalayım ve sevimli köylerinizi gezerek zevk alayım.
Arkadaşlar, sizin gibi şuurlu bir millete sahip olan bu devlet, bütün cihana karşı iftihar etmek hakkına sahiptir. Büyük üzüntüyle sizlerden ayrılıyorum. Fakat vaadimi yaptığım zaman bu üzüntülerim sona erecektir. Allahaısmarladık.
Ordu halkına nutuk
Orada subay sıfatlı haydutlar vardı. Elleri tabancalarında idi. Fedayi ve kabadayı. Bunlar kızınca öldürmekle tanınmışlardı.
Benim için ya ölmek, ya bunlara emretmek lazımdı. Silahıma tutundum. Çadır alanında şiddet gösterdim. Sert davrandım.
Emirlerimi kendilerine geçirdim. En sonunda hepsine hükmettim.
Atatürk'ün Libya'da yaşadıkları hakkında Falih Rıfkı Atay'a anlattıkları...
Sınırlarının mühim ve büyük kısımları deniz olan Türk devletinin donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türk Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır.
Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyet'tir.
Artık hükümet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir.
Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten gayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.
Dörtyol'da mühim bir portakal meselesi vardır.
Buraya, on gün evvel gelen mücadele memurlarıyla görüştüm, ağaçları hastalıktan kurtarmaya çalışıyorlar. Hastalığın mühim bir kısmı köklerdedir.
Bunun için bir taraftan tedaviye devamla beraber diğer taraftan da yanlış yetiştirme, hasta olmayan yerleri hasta ağaçların fenalığıyla bulaştıran fena sulama ve yanlış gübreleme işleriyle devamlı olarak mücadele lazım olduğu anlaşılıyor.
Hasta portakal ağaçlarıyla ilgilenen sevgili Atatürk...
Portakal ağaçlarının 100 seneden fazla yaşadığını düşünürsek, Atatürk'ün endişelendiği ve sağlığıyla bizzat ilgilendiği portakal ağaçları bugün hala yaşıyor ve belki de onlar da bizim gibi Mustafa Kemal'i özlüyor :)
07 Temmuz 1939 tarihine kadar Adana iline bağlı olan Dörtyol, Hatay'ın anavatana katılmasıyla beraber Hatay'a bağlandı.
Atatürk'ün yurtiçi gezisinden sonra İsmet Paşa'ya yazdığı telgraftan.
