Her zoraki çalışma sert ve ağır gelir.
İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevklenmesi için mesleğini kabiliyetlerine uygun ve kuvvetiyle orantılı olarak seçmiş olması lazımdır.
Dolayısıyla, gençlikte en mühim mesele, meslek seçimidir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
Ordu harbin ilk dönemlerine göre fevkalade zayıftır. Birçok orduların kuvveti, olması gerekenin beşte biri kadardır. Memleketin nüfus kaynakları eksileni tamamlamaya yeterli değildir.
Dünyanın en güç işleri görmek üzere biner kişilik taburlarla bana gönderilen 59. tümenin yüzde ellisi ayakta duramayacak kadar zayıf olduğundan ayıklanmış ve sağlam kalan erat 17-20 yaşında gelişmemiş çocuklarla, 45-55 yaşındaki işe yaramazlardan ibaret kalmıştır.
Atatürk'ün 20 Eylül'de yazdığı ve ülkenin genel halini yansıtan rapor.
Bir milletin asli kuvvetleri kendi hayatını ve mevcudiyetini müdafaa içindir. Fakat kendi mevcudiyetini unutup da kuvvetini herhangi yabancı bir gaye için kullanmak katiyen doğru değildir.
Harbi sevk ve idare edenler, Harbi Umumi'de kendi mevcudiyetimizi unutarak tamamen Almanların esiri olmuşlardır, esasen memleketi müdafaaya kafi olmayan kuvvetlerimiz Galiçya'ya, Makedonya'ya, İran ovalarına gönderilerek serserilik etmişlerdir.
Bu sebeple harp idaresinde sayılamayacak kadar hatalar vardır. Bu hataların yegane mesulü Enver Paşa'dır. Enver Paşa'dan başka mesul aramak lazım gelirse, milletin kendisidir.
Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...
Sizden olan bir şahsa sizden fazla önem atfetmek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde toplamak, geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu devirlere ait bir toplum meselesinin açıklanmasını ve ortaya konulmasını, bu yüksek topluluğun mütevazı bir şahsiyetinden beklemek, elbette ki layık değildir; elbette ki lazım değildir.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlerle yaptığı konuşmadan...
Beni İstanbul'dan Samsun'a götüren vapur Boğaziçi'ni terk ederek Karadeniz'e girerken İstanbul ufuklarına baktım ve orada her türlü müdafaadan men edilmiş, kalp ve vicdanları kan ağlayan, dimağları yanan İstanbul halkı için ağladım, gözlerim yaşardı.
Fakat bu sevgili kardeşlerin mutlaka kurtulacağına o kadar emindim ki, bu emniyet benim için avunma sebebi oldu.
Atatürk'ün Yunus Nadi'yle yaptığı konuşmadan...
