Nesilden nesile harici hayatın genel şartları değişir. Yeni şartlara uymayan ve ananede ısrar eden, yalnız kalmaya, zayıf düşmeye, harap olmaya ve ölüme mahkumdur.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
Demokrasi, insan ırkının ümididir.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'un "ümmetçilik ve turancılık hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna verdiği cevap.
Efendiler! Geleceğini, kendisini zincire vuran şahıslara terk eden milletler, o şahısların keyif ve emellerine oyuncak olmaya karar vermiş, razı olmuş sayılırlar.
Bu türlü milletler, talihlerini ellerine bıraktığı insanlar başarılı oldukça o insanların daha kuvvetli baskısı altında kalırlar.
Başarılı olmazlarsa, felaket, yıkım yalnız o insanların değil, onlara tabi olan toplumun başına gelir.
O halde her iki ihtimalde de böyle bir millet felakete maruz ve mahkumdur.
Atatürk'ün Sovyet delegasyonu üyesi Frunze'nin verdiği yemekte yaptığı konuşmadan...
Milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başbakan olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi büyük bir tevazu ve minnetle yapmaya hazırım.
Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkanı yoktur.
Amerika sistemini memleketimizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim.
Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malumdur zannederim.
Atatürk'ün başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri.
İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir.
Atatürk'ün 2. Balkan Konferansı kapanış konuşmasından.
