Memleket mutlaka çağdaş, medeni ve yenilikçi olacaktır. Bizim için bu, hayat davasıdır. Bütün fedakarlığımızın verimli olması buna bağlıdır.
Türkiye ya yeni fikirlerle donanmış namuslu bir idare olacaktır veyahut olamayacaktır. Halk ile çok temasım vardır.
O saf kitle, bilmezsiniz ne kadar yenilik taraftarıdır.
Tercüman Hakikat gazetesi başyazarı Hüseyin Şükrü Bey'e demeç
Bir insan kendini milletiyle beraber hissettiği zaman ne kadar kuvvetli bulur, bilir misiniz? Bunu tarif güçtür.
Hamidiye Kruvazörü, maziden yadigar kalan donanma kısımları içinde, Türk Cumhuriyeti'nin denizlerde faaliyete geçen ilk gemisi oldu.
Beş seneden beri hasretini çektiğim deniz hayatını bana yaşatan bu gemi oldu.
Türk Donanması kumanda ve zabitan heyetini bu gemide ve buna refakat eden Peykişevket Torpido Kruvazörü'nde tanıdım.
Atatürk'ün Hamidiye Kruvazör'ü hatıra defterine yazısı.
1903 yılında Osmanlı Donanması'na katılan Hamidiye Kruvazörü Rahmetli Rauf Orbay komutasında olarak Balkan Savaşı'nda (1912-1913) müstesna bir tarih yaratmıştı: Yunan donanmasım kuvvet ayırımına zorlamak amacıyla Ege, Doğu Akdeniz ve Adriyatik Denizi'ne açılan bu gemi, düşman üslerini bombalayıp asker yüklü gemilerini batırmaktan başka şerefli bayrağımı zı Akdeniz'de dolaştırarak devlete büyük itibar sağlamış ve silahlı kuvvet birlikleri içinde tek muzaffer Türk birliği olarak yurda dönmüştü.
Hamidiye kruvazörünün Cumhuriyet dönemindeki hizmetleri de büyüktü: Cumhuriyetin ilanıyla beraber denize çıkıp Akdeniz, Ege Denizi, Marmara ve Karadeniz'de Büyük Türk Milletiyle donanması arasındaki ilk bağlantıyı kurmuş; silahlı kuvvetler içinde ilk Kara-Deniz birleşik çalışmasını temsil etmişti.
Atatürk, 1924 yılındaki Karadeniz gezisini Hamidiye Kruvazörü'nde gerçekleştirdi.
Bizans'ın son günlerinde, Fatih'in teslim davetine karşı: "Allah'ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah'a teslim ederim" diyen son Rum kayzerinin tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalışıyor.
Atatürk'ün Tevik Paşa'ya yolladığı telgraf.
Atatürk, burada Fatih'in İstanbul'u fethettikten sonra kendisini "Roma İmparatoru" ilan etmesine vurgu yapıyor.
Aynı zamanda padişah ve ona bağlı hükümetin ihanetine dikkat çekiyor.
Bu ikinci dünya savaşı beni yataktan kımıldanmayacak bir halde yakalayacak olursa memleketin hali ne olacaktır?
Ben devlet işlerine mutlaka müdahale edecek bir vaziyete gelmeliyim.
Bizde hiçbir şeyin yataktan idare edilemeyeceğini bilirsiniz.
Mutlaka işin başına geçmem lazımdır.
Atatürk'ün, General Ali Fuat Cebesoy'a son sözleri. Tarih kesin bilinmiyor ama Cebesoy anılarında Atatürk'ün son günleri dediğine göre Kasım 1938 olmalı.
