Yıllar
Konular
Favoriler

Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek dünyanın barış ve emniyeti için çalışacağına emin olabilirsiniz.

Türk kadını erginlik savaşına fiilen iştirak etmiştir. Türk kadını, erkek Türk'e bü­yük yardımlarda bulunmuştur.

Türk kadını zaferimizde büyük bir etken olmuştur. Kadınlarımızın geçirdiği gelişme ve bugün elde ettiği mevki bütün cihan kadınları tarafından insaniyet kaygısıyla taklit edilecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Nisan 1935
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Türk kadını hakkında Milletlerarası Kadınlar Birliği Kongresi Heyetine.

"Erginlik Savaşı", "Kurtuluş Savaşı" anlamına geliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 27. Cilt, s.187

Musul Türk'tür.

Bu hakikatı hiçbir şey değiştiremez.

Mustafa Kemal Atatürk - 23 Ocak 1923

Atatürk'ün L'humanite ve Le Temps gazetelerine verdiği demeç

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.21

Eğer kitabet hocamız Altay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım.

Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. "Bak oğlum, Mustafa, şiiri filan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar" dedi.

Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, Manastır'daki askeri liseye başladıktan sonra Ömer Naci isimli bir çocukla tanışır. Ve onun sayesinde şairliğe merak sarar. Bir ara, askerliği bırakıp şair olmayı düşünür. Ve sonra öğretmeni ona engel olur.

Atatürk bu anısını, bu sözlerle anlatıyor.

Atatürk, 1898 Kasım ayında Manastır'daki liseden ikincilikle mezun oldu.

Kaynak: Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk 1. Cilt, s.17

Ah zavallıcıklar!

Sizlere kim söyledi buralara gelesiniz diye?

Kim söyledi Anadolu alınırmış diye?

Varın, kanınıza girenlere sorun!

Ben yurdumuzu, haysiyetimizi ve istiklalimizi korudum. Vazifemi yaptım.

Mustafa Kemal Atatürk - Ağustos 1922

Atatürk'ün, 30 Ağustos Zaferi'nden hemen sonra hayatını kaybeden genç Yunan askerlerinin naaşları arasında gezerken söyledikleri.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 2. Cilt s.38

Askerlikte bir kaide vardır. Düşmanın harp cephesi çok kuvvetli olursa onu parçalamak lazım gelir. Biz milli mücadeleye başlarken karşımızda iki düşman vardı: Biri dahili düşman ki, bunu İstanbul hükümeti temsil ediyordu; diğeri harici düşmanlar ki, bunu da yabancı İşgal kuvvetleri teşkil eyliyordu.

Her iki düşman ile aynı zamanda mücadele etmek imkansızdı. Tabii olarak ilk önce harici düşmanlara karşı vaziyet aldık. Milli mücadele zafere ulaştıktan ve Lozan barışı imzalandıktan sonra da, dahili düşmanları tasfiye etmeye başladık.

Dahili düşmanları da parça parça ayırmak. sı­raya koymak. en mühim olanları ilk önce bertaraf etmek, ondan sonra diğerlerini ele almak icap ederdi. Yaptığımız budur

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1924

istanbul'da gazetecilerle beraber yenen yemekte anlattıkları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.207

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında