Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek dünyanın barış ve emniyeti için çalışacağına emin olabilirsiniz.
Türk kadını erginlik savaşına fiilen iştirak etmiştir. Türk kadını, erkek Türk'e büyük yardımlarda bulunmuştur.
Türk kadını zaferimizde büyük bir etken olmuştur. Kadınlarımızın geçirdiği gelişme ve bugün elde ettiği mevki bütün cihan kadınları tarafından insaniyet kaygısıyla taklit edilecektir.
Türk kadını hakkında Milletlerarası Kadınlar Birliği Kongresi Heyetine.
"Erginlik Savaşı", "Kurtuluş Savaşı" anlamına geliyor.
Kendimizi aldatmayalım!
Çağdaş dünya çok ileri gitmiştir. Elde ettiğimiz başarılar ve yaptığımız inkılaplar ile yetinemeyiz.
Yaptığımız her türlü inkılapların temellerini her gün daha fazla güçlendirmek zorundayız.
Bunda başarılı olmak için, zihniyetimizin eski zihniyet olmadığını tam anlamıyla kanıtlayacağız.
Safsatalarla uğraşmaya zaman ayıramayız.
Örneğin, şapka giyilir mi, giyilmez mi gibi dünün mantıksızlıklarını tekrar etmek gafletini devam ettiremeyiz.
Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir.
Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir.
Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
Atatürk'ün Eskişehir Mutasarrıflık Dairesi'nde yaptığı konuşmadan
Bence bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle alakadar olan en mühim etken, milletin ekonomisidir.
Bu, tarihin ve tecrübenin tespit ettiği bir hakikattir.
Bu hakikat bizim milli hayatımızda ve milli tarihimizde de tamamıyla görünmektedir.
Türk tarihi incelenirse birçok sebeplerin başında bütün yükselme ve çökme sebebinin ekonomi meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır.
Bu münasebetle diyebiliriz ki, Türkiye Cumhuriyeti'ni layık olduğu mertebeye çıkarabilmek için ekonomimize birinci derecede önem vermek lazımdır; zamanımızın bir ekonomi devri olduğu düşünülürse bu önemin derecesi kolaylıkla meydana çıkar.
Çocuğum olmadığında hikmet ve isabet varmış. Eğer bir evlat kaybetmek felaketine uğrasaydım, kalbim elem ve kedere dayanamazdı.
Atatürk hayvanları, özellikle de köpekleri ve atları çok severdi. Birgün kendisine ait bir tayın hastalandığını ve ölmek üzere olduğunu duyunca yanına gitti. Acı çekmemesi için öldürülmesi gereken hayvanı dakikalarca sevmişti ve sonrasında bu sözleri söylemişti...
