Yıllar
Konular
Favoriler

Bundan on bir sene evvel Sivas Kongresi'ni yaptıktan sonra Ankara'ya giderken bu yolu çok müşkülat veren bir otomobil içinde geçirmiştim.

Şimdi ise gayet rahat bir trende gidiyoruz, görüyorsunuz, aradaki farkı izaha hacet var mı?

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Kasım 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Sivas Demiryolu hakkında Ruşen Eşref Ünaydın'a söyledikleri

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.347

Ordu harbin ilk dönemlerine göre fevkalade zayıftır. Birçok orduların kuvveti, olması gerekenin beşte biri kadardır. Memleketin nüfus kaynakları eksileni tamamlamaya yeterli değildir.

Dünyanın en güç işleri görmek üzere biner kişilik taburlarla bana gönderilen 59. tümenin yüzde ellisi ayakta duramayacak kadar zayıf olduğundan ayıklanmış ve sağlam kalan erat 17-20 yaşında gelişmemiş çocuklarla, 45-55 yaşındaki işe yaramazlardan ibaret kalmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Eylül 1917

Atatürk'ün 20 Eylül'de yazdığı ve ülkenin genel halini yansıtan rapor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.121

Eğer kitabet hocamız Altay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım.

Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. "Bak oğlum, Mustafa, şiiri filan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar" dedi.

Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, Manastır'daki askeri liseye başladıktan sonra Ömer Naci isimli bir çocukla tanışır. Ve onun sayesinde şairliğe merak sarar. Bir ara, askerliği bırakıp şair olmayı düşünür. Ve sonra öğretmeni ona engel olur.

Atatürk bu anısını, bu sözlerle anlatıyor.

Atatürk, 1898 Kasım ayında Manastır'daki liseden ikincilikle mezun oldu.

Kaynak: Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk 1. Cilt, s.17

Biz, belki burada bulunanların tamamı dünyaya geldiğimiz zaman bu topraklar üzerinde yaşayanlarla beraber, kahredici bir istibdadın pençesi içinde idik.

Ağızlar kilitlenmiş gibi idi. Öğretmenler, mürebbiler yalnız bir noktayı kafalara yerleştirmeye mecbur tutulmakla idi: Benliğini, her şeyini unutarak bir heyulaya boyun eğmek, onun kulu, kölesi olmak.

Bununla beraber, hatırlamak lazımdır ki, o tazyik altında dahi, bizi bugün için yetiştirmeye çalışan hakiki ve fedakar öğretmenler ve mürebbiler eksik değildi.

Onların bize verdikleri feyiz elbette esersiz kalmamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Eylül 1924

Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.46

Ah zavallıcıklar!

Sizlere kim söyledi buralara gelesiniz diye?

Kim söyledi Anadolu alınırmış diye?

Varın, kanınıza girenlere sorun!

Ben yurdumuzu, haysiyetimizi ve istiklalimizi korudum. Vazifemi yaptım.

Mustafa Kemal Atatürk - Ağustos 1922

Atatürk'ün, 30 Ağustos Zaferi'nden hemen sonra hayatını kaybeden genç Yunan askerlerinin naaşları arasında gezerken söyledikleri.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 2. Cilt s.38

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında