Yıllar
Konular
Favoriler

Mukaddes ve ilahi olan itikatlarımızı ve vicdaniyatımızı muğlak ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtiraslara tecelli sahnesi olan siyasetten ve siyasetin bütün uzuvlarından bir an evvel ve katiyen kurtarmak, milletin dünyevi ve uhrevi saadetinin emrettiği bir zarurettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1924
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

TBMM 2. Devre, 2. Toplanma Yılı açılış konuşması.

Bu sözlerden 2 gün sonra halifelik kaldırıldı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.230

Basın özgürlüğünden meydana gelecek fenalıkları ortadan kaldıracak tesirli vasıta, asla geçmişte zannedildiği gibi basın özgürlüğünü bağlayan bağlar değildir.

Aksine, basın özgürlüğünden doğacak sakıncaları giderme vasıtası yine bizzat basın özgürlüğüdür.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Vatandaş için Medeni Bilgiler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.55

Dilinin yabaniliği ve delice düşünceleri karşısında midem bulandı.

Mustafa Kemal Atatürk

Lord Kinross kitabında anlatıyor:

Atatürk, Hitler konusunda Nazi aleyhtarı bir Alman dostunun söylediklerini yerinde buluyordu. Buna göre kendi diktatörlüğü bir milleti kölelikten kurtarmış, Hitler’in diktatörlüğü ise, özgür bir milleti köle haline getirmişti.

Mustafa Kemal, Alman diktatörünü bir seyyar tenekeciye benzetirdi.

Kavgam’ı okuduktan sonra da bu sözleri söylemişti.

Kaynak: Lord Kinross, Atatürk, s.514

Ordumuz, milletin ilerleme ve yükselme adımlarında öncü olmuştur.

Milletimizin bütün inkılaplarında birinci adımı işgal etmiştir. Milleti sevk ve idare edenlerin en büyük dayanağı ordu olmuştur.

Diğer milletlerde ordu ile millet daima yekdiğeriyle karşı karşıyadır. Halbuki bizde tamamıyla iş tersinedir. Meşrutiyeti kahraman subaylarımız ilan ettirdiği gibi, bu inkılabı da yine onların fedakarlığına borçluyuz.

Bundan sonraki yükselme ve ilerleme de sizin şuurlu kuvvetinizle olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1925

Kastamonu'da askerlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.290

İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı!

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1938

Tamburi Selahattin'in tamburunun akortunu düzeltirken bir teli koparması üzerine Atatürk'ün söyledikleri.

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu anlatıyor:

Tamburi Selahattin çalarken Atatürk pek enginlere dalmıştı. Birdenbire ürperir gibi oldu. Selahattin'e işaret etti: 'Dur' diye bağırdı. 'Bu akort bozuk... La ve si kulağıma yabancı geliyor. Ver bana tamburu.'

Selahattin hürmetle doğruldu ve bir mihraba mukaddes bir kitap koyar gibi tamburunu Şefin asabî parmakları arasına bıraktı. Bu parmaklar teller üzerinde bir iki dolaştı. Sonra mandallardan bir ikisini sıkıştırdı. Fakat üçüncü bir hareket Şefin dudaklarında bir hayret nidası çıkarttı:

'Vaaay!..'

La teli mi, si teli mi, hangisiyse işte biri kopuvermişti.

'Ne yapacağız şimdi? Başka tel yok mu?'

'Yanımda yok, fakat otelde var!

'Güzel... getirt.'

Yüzünde komşu çocuğunun oyuncağıyla oynarken kazaen oyuncağı kırmış bir yavrunun masum hicabı belirdi.

Vaziyeti korumak ister gibi, hatta hatasının affedilmesini istiyormuş gibi etrafına bakındı.

Orgeneral Cebesoy'a hitap etti:

'İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı.'

Fakat bu derece tevazuu da kendine yediremedi. Ani bir rücu ile:

'Mamafih...' dedi,' hepiniz de farkına vardınız ki akordu bozuktu'."

Kaynak: Can Dündar - Sarı Zeybek, s.13

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında