Yıllar
Konular
Favoriler

Hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır: Galip olmak, mağlup olmak.

Size, Türk gençliğine terk ettiğimiz ve bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Mart 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Tarsus Gençler Yurdu'nda yaptığı konuşma

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt, s.229

Biliyor musunuz Türk askeri nasıl savaşır?

Ayağı, sırtı giyinik olmayabilir. Bazen gıdası bile az olur; fakat o, daima ileri gitmek ister ve o kabiliyettedir.

Ayağı aksar, yorgundur; görürsünüz ki, yine yürür ve daima ileri gider.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün Bursa'ya gelen İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Muharebe meydanında 1. Kolordu Kumandanı ve Güney Ordusu Kumandanı General Trikopis'in eşyası arasında ganimet alınan kılıcını zatıalii biraderanelerine takdim ediyorum, Efendim.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1922

General Trikopis, 26 -30 Ağustos tarihleri arasındaki Türk Taarruzu sırasında İzmir’e doğru çekilirken Murat Dağı yakınlarında Çalköy’de, maiyetiyle birlikte 2 Eylül 1922’de esir düştü.

Batı Cephesi kumandanı İsmet Paşa anılarında şöyle anlatır:

Esirler arasında Yunan Kolordusu kumandanı General Trikopis, 2. Kolordu Kumandanı General Diyenis ile yüksek rütbeli birçok kumandan da vardı. Generalleri bana getirdiler. Gayet yorgun bir haldeydiler. Dudakları şişmiş, çay ikram ettim, beraber çay içelim dedim. Çay içecek halleri yoktu, içemiyorlardı. Kendilerine arkadaşça, iyi muamele ettik. Hep beraber oturduk, muharebeden bahsettik. Kendilerinin iyi muharebe ettiklerini, talihin yaver olmadığını söyledim. Arkadaşça konuşalım dedim. Muharebenin başından beri, buraya gelinceye kadar, düşmanın muhtemel hareketlerine dair zihnimden geçen ve yapmasını tahmin ettiğim teşebbüsleri birer birer Trikopis’e anlattım. Trikopis ve Diyenis ile muharebe safahatını uzun uzadıya konuştuk, münakaşa ettik. …Konuşmalarımız bitince palaskamı, kılıcımı taktım. Kendilerine, sizi resmi vaziyetimle başkumandana takdim edeceğim dedim. Onları aldım, başkumandanın huzuruna götürdüm. Atatürk çok âlicenap davrandı. Onlarla konuştu, teselli etti. Kendileri çok mütehassıs oldular.

Anlatılanlara göre Atatürk, çok üzgün olan ve intihar etme isteğindeki Trikopis'i teselli etmeye çalışır:

Üzülmeyin general, siz görevinizi sonuna kadar yaptınız. Askerlikte mağlup olmak da vardır. Napolyon da vaktiyle esir olmuştu. Size karşı büyük hürmet besliyoruz. Burada misafirimizsiniz. Buyurun istirahat edin, yakında her şey düzelecektir…

İbrahim Çallı, Mustafa Kemal'in Trikopis'in kılıcını teslim aldığı anı bir temsili bir tabloyla ölümsüzleştirir.

Atatürk, kılıcı TBMM Milli Müdafaa vekili Kazım Özalp'a hediye eder. Kazım Özalp ise kılıcı Harbiye'de bulunan Askeri müzeye bağışlar.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.236

Osmanlı siyaseti farklı cinsten unsurlardan ve maddelerden meydana gelmişti. Bunlardan bir karışım yapmak mümkün olmadığı için Osmanlı siyaseti yerine yeni bir siyaset çıktı.

O siyaset milli siyasettir. Türkçülük siyaseti idi. Bu siyaseti ilan edip yaygın hale getirmekle beraber, fikri, toplumsal, iktisadi hayatı ilerletmek gereklidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Aralık 1930

Kırklareli Türk Ocağı ziyareti sırasında Türkçülük ve Osmanlı hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.380

İnsanın vücudu bir kürsüdür; zeka cevherinin mahfazası olan başı, üzerinde taşımak için kurulmuş bir kürsü!

Çünkü esas zekadır...

Mustafa Kemal Atatürk

Zeka hakkında...

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın - Atatürk'ü Özleyiş, 2. cilt, s.60

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında