Milli bağımsızlığımızı boğan ve vatanın parçalanması tehlikelerini hazırlayan İtilaf devletlerinin icraatı ve merkezi hükümetin esir ve aciz vaziyeti malumunuzdur.
Milletin mukadderatını bu mahiyette bir hükümete teslim etmek, maazallah yok olmaya boyun eğmek demektir.
Atatürk'ün 1. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'e yolladığı telgraf
Efendiler, geçen senenin mühim hadiselerinden biri de Sivas'a tren yolunun ulaşmasıdır.
Bu kadar müşkülat içinde vatanı bir misli daha gelişletmeye ve kuvvetlendirmeye yardımcı olan bu eserin müstakbel Türk nesilleri tarafından şükranla yad olunacağına eminim.
Atatürk'ün TBMM 3. Devre, 4. Toplantı yılı açılış konuşmasından
Gençler için vatan işlerinde ölmek olabilir; korkmak asla!
Mustafa Kemal ve beraberindekiler 2 Eylül akşamı Sivas'a ulaşır. Büyük bir kalabalık onları karşılar. O sırada bir Fransız subay kalabalığa bağırır ve gençlerden biri telaşlanır. Atatürk bu görseldeki sözleri söyler.
Umutsuz olmayınız, zira gelecek, arzu ve imanı olana vaat olunmuştur.
Atatürk'ün Macar Millet Meclisi'ne yaptığı konuşmadan.
Romalı yazar Virgil'in, Aeneid kitabında buna çok benzer sözü bulunur: Talih, cesurların yanındadır.
Bir insanın midesi çalışırsa, kafası çalışmaz. Onun için az yeyin.
Atatürk'ün uşağı Cemal Granda anlatıyor:
Atatürk, Recep Peker'i sever ve sofrasından eksik etmezdi . Sık sık şakalaştığı olurdu. Hatta bir süre önce Recep Peker çok şişmanladığı, göbek bağladığı için Viyana'ya gidip zayıflama kürü yaptırmış, çıta gibi yurda dönmüştü. Recep Peker'in daha sonra tekrar kilo aldığını görünce şakayla karışık bu sözleri söylemişti.
