Hitabemin, gençliğimizin ve büyük milletimizin ruhunda uyandırdığı asil akisleri dinlemekle pek ziyade iftihar etmekteyim ve mesudum.
Milli azim ve şuurun kıymettar çocuğu olan aziz Cumhuriyetin bugünkü ve gelecek neslin demir ellerinde her an yüce ve payidar olacağına itimadım berkemaldir.
Atatürk'ün, "Nutuk" için kendisini tebrik eden Posta ve Telgraf Müdürü Ali Vasfi Bey'e cevabı...
Arkadaşlar, beş sene evvel ilk defa Samsun'a ayak bastığım zaman, bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk safında kahraman Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.
Büyük kanlı Sakarya Muharebesi'ne 3. Fırka ile yetişen Trabzon evlatlarının muharebe meydanında gösterdikleri fedakarlıkların kıymetli hatırası daima beynimde nakşolmuş kalacaktır.
Bu vatanperver halka, o kahraman evlatlara sahip olan bu kıymetli memleketimizi, bir Ermenistan kapısı veya hayal edilen bir Pontos Krallığı ülkesi yapmak talep ve tehditleri, ne uğursuz idi.
Şüphesiz o kabuslar, ilelebet hayal olmuştur.
Atatürk'ün Trabzon'da yaptığı konuşmadan
Ben, büyük İsmet İnönü'nün karşısında bulunmakla mutlandığı manzaradan manen değilse bile maddeten uzak bulunmuş olmaktan üzüntü duymadığımı söyleyemem.
Ancak şununla teselli bulmaktayım ki, senin, hakikati, asaleti, millet ve devlet için gönülleri ateşlileri benim kadar ve belki benden daha parlak görür olduğunu bildiğimdir.
Atatürk'ün İsmet İnönü'ye yazdığın telgraf.
Mutlanmak kelimesi "mutluluk duymak" anlamına geliyor.
Mukaddes ve ilahi olan itikatlarımızı ve vicdaniyatımızı muğlak ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtiraslara tecelli sahnesi olan siyasetten ve siyasetin bütün uzuvlarından bir an evvel ve katiyen kurtarmak, milletin dünyevi ve uhrevi saadetinin emrettiği bir zarurettir.
TBMM 2. Devre, 2. Toplanma Yılı açılış konuşması.
Bu sözlerden 2 gün sonra halifelik kaldırıldı.
Hayır, her şeyi unuttum, bildiğin gibi, arkadaşım ve kardeşimsin.
Atatürk ve İsmet İnönü 1937 yılının sonlarında çeşitli konularda anlaşmazlık yaşadı ve sonuç olarak İsmet Paşa, bir tartışma sonucunda 20 Eylül'de başbakanlık görevinden istifa etti.
Bundan bir gün sonra düzenlenen 2. Türk Tarih Kurultay'ında Atatürk'le aralarında bu yazışma geçti.
İnönü bir kağıda "Akşama benimle gelebilecek misin?" diye yazıp Atatürk'e uzattı. Atatürk olumlu yanıt verince "Demek bana çok dargın değilsin" diye cevap verdi. Atatürk ise kağıda bu sözleri yazdı.
İsmet İnönü bu kağıdı ölene kadar sakladı.
