Ben, büyük İsmet İnönü'nün karşısında bulunmakla mutlandığı manzaradan manen değilse bile maddeten uzak bulunmuş olmaktan üzüntü duymadığımı söyleyemem.
Ancak şununla teselli bulmaktayım ki, senin, hakikati, asaleti, millet ve devlet için gönülleri ateşlileri benim kadar ve belki benden daha parlak görür olduğunu bildiğimdir.
Atatürk'ün İsmet İnönü'ye yazdığın telgraf.
Mutlanmak kelimesi "mutluluk duymak" anlamına geliyor.
Bu şehir, uğursuz hadiselerle mustarip bulunduğu zamanlar, bütün vatandaşların kalplerinde kanayan yaralar açılmıştı. Kalbi yaralı olanlardan biri de bendim.
Bugün görüyoruz ki, geçirdiğimiz karanlık gecelerin rahminden kalplerimizi sevinçlerle dolduran nurlu seherler doğdu.
Sekiz sene evvel mustarip ve ağlayan İstanbul'dan kalbim sızlayarak çıktım, uğurlayanım yoktu.
Sekiz sene sonra kalbim müsterih olarak, gülen ve daha güzelleşen İstanbul'a geldim.
Bütün İstanbulluların ruhuma heyecan veren sıcak ve muhabbetkar kucağıyla karşılandım.
Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda İstanbul halkı temsilcilerine nutku
Benim çocukluğumdan beri bir tabiatım vardır.
Oturduğum evde ne ana, ne kız kardeş, ne de ahbap ile beraber bulunmaktan hoşlanamazdım.
Yalnız ve bağımsız bulunmayı, çocukluğumdan çıktığım zamandan itibaren daima tercih etmiş ve sürekli olarak öyle yaşamışımdır.
Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydan ile yapılan görüşme Milliyet gazetesinde 13 mart 1926 tarihinde yayınlanmıştı.
Eğitimdir ki, bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder.
Bana inanınız.
Geri gideceğiz, ileri gideceğiz, fakat düşman bize boyun eğdiremez. Sonunda onu yeneceğiz.
Hürriyet denen şeyi böyle bir zaferden başka bir temel üstünde tutturamayız.
