Yüz metre kadar ilerledikten sonra, henüz geriye doğru çekilmekte olan düşman avcı hatlarının hışırtılarını ve İngiliz subaylarının İngilizce vermekte oldukları kumandaları kulağımla pek yakından işittim.
Hemen, ilerlemekte olan bölüğü, dönerek, düşmanın istikamet ve yakınlığını göstererek, süngü taktırıp ileriye sürdüm.
Erler kararlı bir şekilde düşmanı takibe koyuldu. Ve elli metre kadar düşmana yaklaşarak ani Allah Allah sesleriyle bir süngü hücumu yaptılar.
Bu süngü hücumunda düşmanın bir hattı tamamen kırıldı. Belki pek azı kurtulabilmiştir.
Arıburnu Muharebeleri Raporundan
Medeniyetin esası, ilerleme ve kuvvetin temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık, muhakkak toplumsal, iktisadi, siyasi acze sebep olur.
Aileyi teşkil eden kadın ve erkek unsurların tabii haklarına sahip olmaları, aile vazifelerini idareye muktedir bulunmaları gereklidir.
Atatürk'ün 30 Ağustos'un 2. yıldönümünde Dumlupınar'da yaptığı konuşmadan.
Önemle belirtmem gerekir ki bu söz bazı gerici çevreler tarafından ne yazık ki çarpıtılıyor ve sanki Atatürk homofobik veya LGBT karşıtı izlenimi verilmek isteniyor.
Atatürk burada aileyi oluşturan kadın ve erkeğin eşit olması gerektiğini, eşit haklara sahip olmasını gerektiğini ima ediyor.
Aile hayatındaki fenalıktan kastı ise kadınların haklarının çiğnenmesi ve 2. plana atılmaları.
Yoksa kimsenin aile kurmaması veya farklı bir cinsel yönelime sahip olması kimsenin aile kurmasına engel olmaz veya ailesini etkilemez. Zaten iyi bir aile, her bireyine görüşü veya yönelimi ne olursa olsun kanat gerer ve destek olur.
Bedeni idman, fikri idmanla paralel gitmelidir.
Atatürk'ün Trabzon gezisi sırasında Trabzon Lisesi okul spor yurdu hatıra defterine yazdığı yazı...
Kıtalarımız İzmir doğu sırtlarında düşmanın son mukavemetini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922'de mağlup düşmanla beraber İzmir'imize muzafferen girdi.
Vapurlara binmekten men edilen düşman subayları ve efradı teslim olmaktadırlar.
İzmir'de bol miktarda top, tüfek ve her nevi malzeme bulunmuştur.
Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.
9 Eylül 1922 tarihli telgraf. Aşağıdaki kişilere gönderilmiştir:
- TBMM başkan vekili Adnan Adıvar
- İcra Vekilleri Reisi Rauf Orbay
- Müdafaai Milliye vekili Kazım İnanç
- Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir
- El Cezire cephesi komutanı Cevat Çobanlı
Mukaddes davamızın kazanılmasında kuvvetli dayanağımız olan ordumuzla başta zatı samileri olduğu halde kıymettar ve fedakar kumandanların samimane ve vatanperverane hissiyatı büyük memnuniyete sebep oldu.
Milli emellerin elde edilmesi ve milletimizin yekvücut kalması uğrunda sarf buyurulan mesainizin teşekküre ve övgüye değer olduğunu arz eylerim, Efendim.
24 Eylül’de 1920'de büyük bir Ermeni saldırısı başlar. Bu saldırıya Türk ordusunun cevabı, 28 Eylül’de karşı saldırı şeklinde olur ve Sarıkamış alınır. 30 Eylülde de, Oltu ve Ardahan arasındaki Merdenek kasabası ele geçirilir.
Bunun üzerine Atatürk, Doğu cephesi kumandanı Kazım Karabekir Paşa'ya bu telgrafı yollar.
