Yıllar
Konular
Favoriler

Efendiler, dış siyasetin en çok alakadar olduğu ve dayandığı husus, devletin iç teşkilatıdır.

Dış siyasetin iç teşkilatla uyumlu olması lazımdır. Batı'da ve Doğuda başka başka tabiatlara ve kültüre ve emele sahip birbirine zıt unsurları toplayan bir devletin iç teşkilatı elbette asılsız ve çürük olur. O halde dış siyaseti de esaslı ve metin olamaz.

Böyle bir devletin iç teşkilatı bilhassa milli olmaktan uzak olduğu gibi, siyasi mesleği de milli olamaz.

Buna nazaran Osmanlı devletinin siyaseti milli değil, fakat şahsi, belirsiz ve istikrarsız idi.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 20. Cilt, s.24

Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız.

Bizi öldürmek değil canlı mezara koymak istiyorlar.

Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir.

Zaten başka türlü dönüş imkanı yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Mayıs 1919

Atatürk'ün Havza'da halka hitabesinden

Kaynak: Gotthard Jaeschke, “Havza’da Mustafa Kemal Paşa”, Belleten, Cilt: XLVI, Sayı: 181-184, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1983, s. 347.

Bu büyük muharebede hayatlarını feda eden Türk evlatlarının isimlerini bir levhada göstermek maalesef mümkün olmadı.

Biz harbi sevk ve idare ettik; fakat ölümle pençeleşen onlardı.

Bununla beraber, onların isimlerini ayrı ayrı yazmaya zaten de lüzum yoktur. Çünkü onlar bir isim altında toplanmışlardır ki, Türk'türler.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ağustos 1928

Atatürk'ün 30 Ağustos Zaferi hakkındaki konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 22. Cilt, s.202

Bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acı­dır.

Fakat, kendi ırkından büyük tanıdığı ve başlarında taşıdığı insanlardan vefasızlık, felaket görmesi ondan daha acıdır.

Bu, kalp ve vicdanlar için onulmaz yaradır.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Eylül 1924

Bursa halkına nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.298

Eğer İsmet Paşa hükümet teşkilini kabulden kati surette kaçınsaydı, başvekaleti bizzat üstlenmekten başka çare kalmazdı.

Ya ben, ya İsmet Paşa.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Eylül 1930

1930 yılında İsmet Paşa'nın görev süresi dolunca, Atatürk yine kendisini başvekil (başbakan) olarak atar.

Fakat ne var ki İsmet Paşa bu görevi kabul etmez. Çünkü devlet idaresinin başkaları tarafından üstlenilmesi ve başkalarının da tecrübe kazanmasını istemektedir.

İsmet Paşa, Atatürk'ün diretmesine rağmen görevi kabul etmemekte ısrarlı olmuş, nihayet bir saat süren ısrardan sonra başvekaleti kabul etmiştir.

Sonrasında Atatürk, Akşam gazetesine bunları söyleyecekti.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.278

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında