Savunma için silahlanmaktan başka yol yoktur. Milletin şerefi, haysiyeti, özgürlüğü, bağımsızlığı gerçekten tehlikeye düşmüştür.
Bu felaketten kurtulmak gerekirse, vatanın son ferdine kadar ölmeyi göze almasına bağlıdır.
Atatürk'ün Havza'da halka hitabesinden
Efendiler, dış siyasetin en çok alakadar olduğu ve dayandığı husus, devletin iç teşkilatıdır.
Dış siyasetin iç teşkilatla uyumlu olması lazımdır. Batı'da ve Doğuda başka başka tabiatlara ve kültüre ve emele sahip birbirine zıt unsurları toplayan bir devletin iç teşkilatı elbette asılsız ve çürük olur. O halde dış siyaseti de esaslı ve metin olamaz.
Böyle bir devletin iç teşkilatı bilhassa milli olmaktan uzak olduğu gibi, siyasi mesleği de milli olamaz.
Buna nazaran Osmanlı devletinin siyaseti milli değil, fakat şahsi, belirsiz ve istikrarsız idi.
İnsanlar gariptir.
Bazen en akıllılarının bile, hakikatlerin basitliği karşısında görüşleri yanlışlığa doğru gider
Yunanlıların, Aydın vilayetinde Tahkik Komisyonu'nun dönmesinin ardından, tekrar Müslümanlar aleyhinde zulümlere ve baskılara başladıkları malumunuzdur.
Buna ek olarak. bu kere seçimleri fiilen engellemekte ve camii şeriflerin kapılarına kadar nöbetçiler yerleştirerek. Müslümanlara baskı yapmaktadırlar.
Bütün bu cinayetlerin ve hadiselerin maddi ve manevi mesuliyetinin, Yunan vahşet ve baskılarına karşı destekleyici bir hoşgörülü siyaset takip eden ve Aydın vilayetini bu hunhar kavimden kurtararak meşru ve asıl sahibine vermeyen İtilaf devletlerine ait olduğunu ilan eylemeyi vatani ve milli bir borç sayarım.
Atatürk'ün ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya siyasi temsilcilerine gönderdiği telgraf
Partimiz, geçen ıstırap seneleri içinde milletimizin hayatı ve şerefi için gösterdiği yüksek azim ve iradenin temsilcisi olarak bundan dokuz sene evvel meydana çıkmıştı.
Cumhuriyet Halk Partisi Büyük Kongresi açılış konuşması
