Yıllar
Konular
Favoriler

Eğer İsmet Paşa hükümet teşkilini kabulden kati surette kaçınsaydı, başvekaleti bizzat üstlenmekten başka çare kalmazdı.

Ya ben, ya İsmet Paşa.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Eylül 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

1930 yılında İsmet Paşa'nın görev süresi dolunca, Atatürk yine kendisini başvekil (başbakan) olarak atar.

Fakat ne var ki İsmet Paşa bu görevi kabul etmez. Çünkü devlet idaresinin başkaları tarafından üstlenilmesi ve başkalarının da tecrübe kazanmasını istemektedir.

İsmet Paşa, Atatürk'ün diretmesine rağmen görevi kabul etmemekte ısrarlı olmuş, nihayet bir saat süren ısrardan sonra başvekaleti kabul etmiştir.

Sonrasında Atatürk, Akşam gazetesine bunları söyleyecekti.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.278

Fransa'da bir onbaşı, ordu başına geçip Harbiye Nazırı oldu. Ekselans Mösyö Maginot. Bu adamın aklına uyarak koca Fransız devleti kuzeydoğu sınırına bir Maginot Hattı kurdu. Milyarlar döküldü topraklara, milyarlar...

Almanya bir Avusturyalı manyak onbaşıyı başbuğ edindi. O da boş durmadı. Alman onbaşısı Hitler de çelik, çimento, taş ne bulduysa ortaya attı ve milyarlarca markla Siegfried Hattı'nı yaptı.

Komşumuz Yunanistan'ın başında bir erkanıharp general vardı. Sayın Metaksas Hazretleri. Eh, onbaşılar hat yaparken durur mu? Hemen o da kendine bir müstahkem hat inşa ettirdi. Metaksas Hattı...

Şimdi Mareşal Çakmak da buna dayanıp bir Çakmak Hattı kurmak istiyor.

Yağma yok. Ancak üç beş günlük ömrü olan bu hatlar için ben milletimin parasını toprak altına atamam. Harp, oldum olasıya toprak üstünde yapılmıştır. Kazanmak isteyen milletler toprak üzerinde dövüşürler. Söyleyin Mareşal'a bu sevdadan vazgeçsin.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Şubat 1938

Atatürk'ün Bursa'da Çelik Palas'ta arkadaşlarıyla yaptığı sohbetten

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 30. Cilt, s.167

Türk milletimiz eski ve şerefli bir millettir. Zaten Orta Asya'nın yüksek Altay yaylasında doğup yetiştiği için, kartalın meziyetlerini, uzak görüş, süratli uçuş ve bu ruhu barındıracak beden kuvvetini daha ilk başta kazanmıştır.

Esasen fiziki ya da zihinsel, sınırlayıcı hiçbir ortamda kalamaz.

Bu sebeple o yüksek merkezi doğum yerinin tecrit vaziyetine isyan etmiştir.

İşte o ilk Türkler sonra hem batıya, hem doğuya, her ikisine doğru ilerlemeye cesaret etti.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ağustos 1932

Atatürk'ün, Amerikan elçisi Scherril'le yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.393

Bir emirde evvela dikkate alınacak madde, o emrin uygulanabilir olmasıdır. Bu hususta, hakikaten, düşünülenin üstünde hata edilir.

Bundan kaçınabilmek için, her ne vakit bir emir verilirse, o emrin, astın bulunduğu vaziyet içinde nasıl uygulanabileceği kendi kendine sorulmalıdır.

İşte bu şekilde uygulanamaz olan noktalar açık bir şekilde meydana çıkar. Bir karar almak için nasıl ki düşmanın fikrine nüfuz etmek lazım ise, bir emir verilirken de emir veren kendini astın yerine koymalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Emirlerin Yazılması

Atatürk'ün notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.9

Biz cahil dediğimiz vakit mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikati bilmektir.

Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de, bilhassa sizlerin içinizde görüldüğü gibi, hakikati gören hakiki alimler çıkar.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Mart 1923

Tarsus'da çiftçilere nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.227

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında