Yıllar
Konular
Favoriler

Yüzyıllardan beri her şeyi efendilerinden, onların çevresinden ve daha sonra sı­nırlı bir oligarşiden beklemeye alışmış Türk halkı, 1919 yazından itibaren çalışmış ve kendi kaderini eline almayı başarmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ocak 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Lenin'e yazdığı mektuptan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.210

Gerçi gayet geniş bir sınıra ve o sınır içinde muazzam bir imparatorluğa sahip bulunuyorduk. Fakat o sonsuz sınır içindeki insan kütleleri hiçbir vakit asli unsurun lehine bir mevcudiyet değillerdi; belki aleyhine.

Bu küçük unsur geniş bir sahaya dağılmaya ve hepsinin üzerinde bir baskı gibi bulunmaya, onları ve sınırları muhafazaya mecburdu. Yani bekçilik ediyordu.

Herhangi bir maddeyi gayet geniş bir sahada dağıttığımız zaman o madde yoğunluktan, kuvvetten mahrum olur. Fakat aynı unsuru kendisiyle, mevcudiyetiyle orantılı ebatta bir tabii muhite koyarsanız elbette daha yoğun ve kuvvetli olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Şüphe yok ki, bizim milletimizin karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye, istenen şekle dönüşmeye müsaittir.

Fakat kendi kendine olması şartıyla...

Eğer bizim karakterimize, dışardan, bizim karakterimizden başka karakterlerdeki etkenler tarafından bir şekil verilmek istenirse, bundan sabit ve belirli hiçbir şekil, hiçbir netice ortaya çıkamaz!

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Nuri Conker'e mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.169

Askerimizin çoğu, herhalde İzmir'e gitmek istediği için, deniz kıyısına varmadıkça kanmamış, durmamıştır. Çünkü ona verilen emir, "Akdeniz'e!" idi.

Türk askerinin sinesi yalnız azim ve inançla doludur. O, göründüğü gibi perişan değildir. O, kabuğu siyah ve içi bembeyaz olan kestaneye benzer; yani bir cevherdir. Onunla hasbıhal ederseniz, onun mayasını, tabiatını anlar, öğrenirsiniz; fakat biliniz ki, o herkese de açılmaz.

Derdine aşina çıkabilirseniz görürsünüz ki, cahil sandığınız o "Mehmet" neler bilir, kalbinde ne büyük emeller, fikirler besler! Onun için iddia ederim ve son hakikatle ispat ediyorum ki, harpte zafer, azim ve inancı kuvvetli olan tarafındır! Ve biz onunla muzaffer olduk. İşte siz gençler, onu takviye ediniz.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Türkiye'nin gelecekteki hükümet şekli kelimenin tam manasıyla demokratik olacaktır.

Hakimiyet hakkı halka tanınacak ve halk tarafından seçilen üyelerden meydana gelen Milli Meclis tarafından tatbik edilecektir.

Milli Meclis kendi iradesini, üyeleri arasından seçtiği heyeti vekile vasıtasıyla nöbetleşe icra edecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 23 Ocak 1923

Atatürk'ün The New York Herald gazetesine verdiği röportaj

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt (2003), s.21

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında