Yıllar
Konular
Favoriler

Geçenlerde Başkumandan Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan bir emirname icabınca memleket dahilinde mevcut olan bütün zahire depolarından yüzde kırkı milli müdafaa ihtiyaçlarına sarf edilmek üzere hükümet tarafından alınacaktır.

Rusya'daki açlığı hafifletmeye medar olur ümidiyle, hükümet, Karadeniz sahillerinde bu suretle elde edeceği hububatı Rus milletine hediye etmeye karar vermiştir.

Keyfiyeti Çiçerin'e tebliğ eylemeniz rica olunur.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Eylül 1921
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Kurtuluş Savaşı sırasında Rusya, Türkiye'ye önemli miktarda yardımda bulunmuştu. Sovyet resmi verilerine göre:

  1. 39.000 tüfek
  2. 327 makineli tüfek
  3. 54 top
  4. 63 milyon fişek
  5. 147.000 top mermisi
  6. 2 avcı botu
  7. Doğu sınırlarında eski Rus ordusunun bıraktığı askeri malzemeler
  8. Ankara’da iki barut fabrikasının kurulmasına yardım
  9. Fişek fabrikası için gerekli teçhizat ve hammadde
  10. 200 kilo külçe altın
  11. Doğu sınırlarında eski Rus ordusunun bıraktığı askeri malzemeler
  12. 100.000 altın Ruble (kimsesiz gazi çocukları için yetimhane kurulması amacıyla)
  13. 20.000 Lira (basımevi ve sinema teçhizatı alımı için)

Bununla beraber, kimsenin bilmediği gerçek, Kemalist hükümetin de aynı duyarlılık içinde Rusya'ya yardım ettiğidir. O dönem iç savaş yaşayan ve kıtlık tehlikesi başgösteren Rusya'ya, Atatürk ambarlardaki hububatın %40'ını gönderir. Rusya için Anadolu'da para toplanıp hediye edilir.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 11. Cilt, s.373

Arazisi ziraata müsait olmadığından ticaret ve çay, portakal, mandalina, fındık gibi mahsulleri geliştirmek icap ediyor.

Bilhassa Rize-Erzurum karayolunun inşası bu mıntıkaya daha geniş faaliyet sahası ve refah temin edecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Eylül 1924

Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.26

Ve hakikaten bir gün Sirenayka harekat sahasından Balkan yangınına koşarken ...

Bir gün Afrika sahilinden vatanıma ulaştıracak yolların kapanmış olduğunu görürken...

Bir gün işittim ki, baba ocağım Selanik ve oradaki anam, kardeşim, bütün akraba ve yakınlarım, -mahiyetlerini anlattığım için vatanımdan kovulduğum zevat tarafından- düşmana hibe edilmiştir.

Bir gün, duydum ki, Horacı Süleyman Camisi'nin minaresine çan taktırılmış ve orada yatan babamın kemikleri Yunan palikaryalarının kirli ayakları altında çiğnetilmiştir.

Ne garip ruh halidir. Dertli insanlar muhatabının derdini dinlemekten çok kendi yaralarını açmaktan zevk alıyor.

Ben de, Nuri!

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Nuri Conker'e mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.165

İstanbul'da, 300 milyon Müslüman'ın bugün büyük umutla baktığı hilafet makamında, vatan, millet düşmanı bir hükümet iktidar mevkiinde duruyor.

Damat Ferit Paşa gibi cahil, haris, hodbin bir hanedan mensubu şahıs, yüce saltanata maalesef leke olan bir millet haini, sabit fikirleri ve inadıyla vatan ve milleti, milletsiz saltanat olamayacağı için, bu arada saltanat makamını da muhakkak bir uçuruma sürüklüyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Eylül 1919

Atatürk'ün Müşir Fuat Paşa'ya yazdığı telgraf

Fuat Paşa çok önemli bir askerdi. 1872 yılında Aşiret ayaklanmalarını bastırmak için Kerkük'e gönderildi ve başarılarından ötürü aynı yıl Mirliva rütbesine terfi etti. Karadağ Savaşı'na katıldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Tuna cephesinde görev aldı. 26 Temmuz 1877 tarihinde yapılan Elena Muharebesi'nde Osmanlı birliklerinin kumandanıydı. Bu muharebedeki başarısından dolayı "Elena Kahramanı" olarak anıldı. II. Abdülhamid tarafından Müşir rütbesine terfi ettirildi ve Padişah Yaverliği'ne atandı. Ancak yönetime olan muhalefetinden dolayı 1902 yılında II. Abdülhamid tarafından Şam'a sürgüne gönderildi.

Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Sivas Kongresi kararlarını Osmanlı Sarayı'na kabul ettirip Damat Ferit Paşa Hükûmeti'nin düşmesinde önemli rol oynadı. Savaş boyunca Kuvâ-yi Milliye'yi destekledi.

17 Nisan 1931 tarihinde İstanbul'da öldü.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 4. Cilt, s.60-61

Yunanlılarla işimiz bitti artık!

Düşmanlığa yer yok!

İki milletin ve dünyanın selameti bakımından Türk-Yunan dostluğu şarttır.

Ben derhal bu maksatla Venizelos'u İzmir'e davet edeceğim.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Eylül 1922

Atatürk, İzmir ufukta göründüğü an İsmet İnönü'ye dönüp "İzmir'e gelince ilk iş olarak büyükçe bir bina hazırla!" diyor.

İnönü merak ediyor ve soruyor: "Bu bina ne olacaktı?"

Atatürk görseldeki yanıtı veriyor.

Kaynak: Sadi Irmak, "Atatürk'ün Dış Politika ilkeleri", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, III / 9 (Temmuz 1987), s. 492.

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında