Tarih, vazifesini yaparken muhtaç olduğu bilgileri temin için hemen her ilim ve fenden istifade etmek mecburiyetindedir. Bilhassa, coğrafya ile daima yan yana yürür.
İnsan topluluğunun dünya yüzünde hangi mevkii işgal ettiği, bu mevkiin vaziyeti, yeryüzü şekilleri, iklimi, denize yakın veya uzak olması, toprağı, nehirleri, bitki ve hayvan yetiştirme kabiliyeti ile o topluluğun tarihi arasında sıkı bir münasebet vardır.
Aynı şekilde bir milletin, hangi milletlerle iktisadi toplumsal, siyasi münasebetlerde bulunduğunu bilmek lazımdır.
Bütün bunları coğrafya öğretir.
Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin
Benim ihtiraslarım var, hem de pek büyükleri; fakat bu ihtiraslar, yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddi emellerin tatminiyle ilgili değil.
Ben bu ihtirasların gerçekleşmesini vatanıma büyük faydaları dokunacak, bana da liyakatle yapılmış bir vazifenin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum.
Bütün hayatımın prensibi bu olmuştur. Ona çok genç yaşımda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu muhafaza etmekten geri kalmayacağım.
Bu büyük muharebede hayatlarını feda eden Türk evlatlarının isimlerini bir levhada göstermek maalesef mümkün olmadı.
Biz harbi sevk ve idare ettik; fakat ölümle pençeleşen onlardı.
Bununla beraber, onların isimlerini ayrı ayrı yazmaya zaten de lüzum yoktur. Çünkü onlar bir isim altında toplanmışlardır ki, Türk'türler.
Atatürk'ün 30 Ağustos Zaferi hakkındaki konuşması
Adaletle hüküm icra etmeyen bir hükümet çok fenadır.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Eğitimdir ki, bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder.
