Yıllar
Konular
Favoriler

22 Ekim 1923 tarihli telgrafnamenizi aldım. Mescidi Aksa'da yapılacak tamirat için vaki olan yardım toplama teşebbüslerine Halife Hazretleri'nin iştirakinden haberdar değilim.

Bahis buyurulan mühendis de tarafımızdan memur edilmiş de­ğildir.

Ankara için bugün en mühim olan meselenin Yunanistan'dan gelmeye başlayan felaketzede muhacir kardeşlerimizin iskan ve refahı keyfiyeti olduğunu bu vesile ile de beyan eder, hamiyetli din kardeşlerimize selamlarımı hediye eylerim, Efendim.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Ekim 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Hindistan'da bulunan Bombay Hilafet Komitesi, Kudüs'deki Mescid-i Aksa'nın tamiratı için Atatürk'ten yardım ister.

Oysa yeni kurulmuş Türkiye fakirdir ve o sırada Atatürk'ün çok daha önemli öncelikleri vardır.

Atatürk, ülkenin kaynaklarını mağdur durumda olan Türk milleti için harcamayı tercih eder ve Komitenin isteğini kibarca reddeder.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.141

Bu sıralarda siyasi vaziyet o kadar değişken ve kararsızdır ki, uzun zaman için kati bir esas arz etmek mümkün değildir.

Bizim gördüğümüze göre, bugün İngilizler, milli teşkilattan, birliğimizden son derece korkmaktadırlar.

Çünkü bağımsız bir Türkiye, Ingilizlerin hiç işine gelmez.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 1919

Atatürk'ün, Bursa'da 56. Fırka Kumandanı Bekir Sami Bey'e gönderdiği telgraf.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.130

Çok garip bulduğum bir şey var. Erkeklere huriler ve başka güzel eğlenceler vadeden Hazreti Muhammed, kadınlar için hiçbir taahhüde girmiyor.

Bu duruma göre ölümden sonra erkekler, cennetteki kadınlara sahip olarak hoş vakit geçirirlerken, kadınların dayanılmaz hale düşecekleri anlaşılıyor. Öyle değil mi?

Gördüğünüz gibi Madam, dağdağalı ve kanlı bir yaşama alıştıktan sonra da insan, cennet ve cehennemden söz etmek ve hatta yüce Tanrı'yı bile eleştirmek için zaman bulabiliyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Temmuz 1915

Atatürk'ün, Madam Corinne'e mektubu

Kaynak: Erdal İnönü, Anılar ve Düşünceler-3, Doğan Kitap, 1. baskı, İstanbul 2001, Sayfa: 334

Paşa, biliyor musun, ben Cumhurbaşkanlığını bırakıp Hatay'a çete reisi olacağım.

Mustafa Kemal Atatürk - Ocak 1937

Fahrettin Altay'ın anısından

" 1937 yılında Ocak ayında İstanbul'a gelen Atatürk beni Park Otel'e çağırttı. Gittiğimde kendisini sı­kıntılı bir halde buldum. Biraz da terli idi. İç salona geçtikten sonra balkona çıktı; sert rüzgarın kar­şısına göğsünü vermişti. Saçları rüzgardan uçuşuyor ve o dalgın dalgın Marmara'yı seyrediyordu. Mutlaka kafasını kurcalayan bir şey vardı. Üşütmesinden korktuğum için:

'Hava çok sert, soğuk alırsınız, içeri buyrun'

Bunun üzerine Atatürk, Fahrettin Altay'a döner ve bu sözleri söyler...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 29. Cilt, s.105

Hakikatte, içinde bulunduğumuz tarihte, Osmanlı devletinin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu.

Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı.

Son mesele, bunun da taksimini teminle uğraşılmaktan ibaretti.

Osmanlı devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunlar hepsi anlamı kalmamış birtakım manasız sözlerden ibaretti.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19. Cilt, s. 30

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında