Amele ve işçilerin hayat ve hakları ve menfaatleri çiftçiler ve diğer vatandaşlar gibi aynı derecede önemli görülerek icapları nazarı dikkatte tutulur.
Buna karşılık Türk amelesinin milletlerarası fikirlerden uzak milliyetperverliğe bağlılıkları esastır.
İşçi hakları hakkında
Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 tarihleri arasında yaptığı yurtiçi gezisinden notları.
Almanya, bir Avusturyalı manyak onbaşıyı başbuğ edindi.
Atatürk'ün, Adolf Hitler hakkında arkadaşlarına söyledikleri
Tarihi hadiselerin etkenleri başlıca siyasi, askeri, toplumsal ve iktisadi olabilir. Çoğunlukla bu etkenler karışık olarak tesirlerini gösterir. Şüphe yok ki bütün bu etkenler çok mühimdir.
Fakat bence bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle alakadar olan en mühim etken, milletin ekonomisidir.
Bütün millet bugün demirden bir kale gibi sarsılmaz birliği ile mevcudiyetini, din ve namusunu kurtarmaya azmetmiş bulunuyor.
İşte Anadolu'da şekillenen milli teşkilat, bu azmin ve meşru imanın hayırlı bir neticesinden ibarettir.
Benim adım çok içki içer diye çıkmıştır. Bunu siz de duymuş olacaksınız. Doğrusu ben, öteden beri içerim; içkiyi severim.
Fakat istediğim zaman bunu keserim.
Vazifem esnasında bir damlasını ağzıma koymam. Vatan işlerime içki karıştırmam. O sadece benim keyfim içindir. Onun yüzünden vazifemi bir an geri bıraktığımı hatırlamıyorum.
Daha gençken, manevralara çıkılmadan önce, muhabbete dalarak sabaha yakın zamanlara kadar içsek bile, ben bazen hiç uyumadan saatinde doğruda doğruya vazifem başına giderdim.
İçki ve vazife iki ayrı şeydir. Birbirine tesiri dokunacak yerde vazifeyi elbette keyfe tercih etmen; içkiyi mutlaka kesmeli.
Atatürk'ün içki hakkındaki görüşleri
