Nerede ise şafak sökecek.
Yıllarca bu vatanın ufuklarında parlak bir güneşin doğmasını bekledim.
Bakalım bu sabaha...
Atatürk 1911 yılında Kolağası rütbesindeyken Selanik'de bulunan 38. Piyade Alayı Komutan vekilliğine tayin edildi.
Kısa zamanda 38. Alayı kolordu içinde örnek hâle getirdi Herkesçe anlaşılmıştı ki bu 30 yaşındaki kolağası, rütbelerin basit sınırları içinde kalacak ve ölçülecek bir kimse değildi.
Bir gece tatbikattan sonra Selanik'in doğusunda bulunan Karaburun'a doğru yürüyorlardı. Ufuk ağırmış ve güneş doğmak üzereyken Atatürk gökyüzüne bakıp bu sözleri söylemişti.
Güneş doğduktan sonra geceden kalma bulutların güneşi engellediğini görünce:
"Hayır, hayır! Beklediğim bu kara bulutlarla örtülü güneş değil. Ben bulutsuz, gölgesiz bir güneşin doğmasını bekliyorum ve bekliyeceğim" der.
Almanya, bir Avusturyalı manyak onbaşıyı başbuğ edindi.
Atatürk'ün, Adolf Hitler hakkında arkadaşlarına söyledikleri
Artık, memleketin hasis ihtiraslar yüzünden bu ana değin sürüklendiği felaketler kafidir.
Millet çirkef bir parti tesiriyle yaşamayacak, ancak milli birlik yaşayacaktır.
Asıl mesele yıkılmak üzere bulunan imparatorluktan bir Türk devleti çıkarmaktır.
Atatürk'ün Beyrut'ta arkadaşlarıyla yaptığı toplantıda söylediği sözler. Tarih tahminidir.
2. Abdulhamit'i yıkmak isteyen çeşitli subay kadroları ihtilalin planlarını yapmıştı ama hiçbirisinin ihtilalden sonra ne yapılacağı hakkında en ufak bir fikri yoktu.
Oysa Atatürk'ün bambaşka planları vardı.
Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyet'tir.
Artık hükümet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir.
