Yıllar
Konular
Favoriler

Nerede ise şafak sökecek.

Yıllarca bu vatanın ufuklarında parlak bir güneşin doğmasını bekledim.

Bakalım bu sabaha...

Mustafa Kemal Atatürk - 1911
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk 1911 yılında Kolağası rütbesindeyken Selanik'de bulunan 38. Piyade Alayı Komutan vekilliğine tayin edildi.

Kısa zamanda 38. Alayı kolordu içinde örnek hâle getirdi Herkesçe anlaşılmıştı ki bu 30 yaşındaki kolağası, rütbelerin basit sınırları içinde kalacak ve ölçülecek bir kimse değildi.

Bir gece tatbikattan sonra Selanik'in doğusunda bulunan Karaburun'a doğru yürüyorlardı. Ufuk ağırmış ve güneş doğmak üzereyken Atatürk gökyüzüne bakıp bu sözleri söylemişti.

Güneş doğduktan sonra geceden kalma bulutların güneşi engellediğini görünce:

"Hayır, hayır! Beklediğim bu kara bulutlarla örtülü güneş değil. Ben bulutsuz, gölgesiz bir güneşin doğmasını bekliyorum ve bekliyeceğim" der.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.86

Millete dost görünüp de ilk fırsatta iktidar mevkiine geçtikten sonra onun hakiki ihtiyaçlarını düşünecek yerde, memleketi kendi istediği yolda götüren, laf anlamayan, yetkililerin uyarılarına kulak asmayan, millette mevcut kuvvetleri şahsına bağlamaya çalışan kahraman yüzlü insanlardan hayli zarar çekildi.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Ekim 1919

Atatürk'ün Amasya‘da Tasvir-i Efkar muhabiri Ruşen Eşref Ünaydın'la yaptığı mülakattan.

Kaynak: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri I-II-II, s.423

İsterdim ki, aranızda bulunayım, çocuk olayım, genç olayım ve sizin ışık saçan eğitim dairenizde bulunayım.

Sizden feyiz alayım, siz beni yetiştiresiniz.

O zaman zannediyorum ki, milletim için daha faydalı, çok faydalı olurdum.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Ekim 1922

Atatürk'ün öğretmenlere nutku

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.41

Benim resimlerimin yırtılıp çiğnenmesine üzülmedim desem doğru söylememiş olurum.

Fakat beni asıl üzen nokta, o İzmir'i kurtarmak için canını dişine, takarak dövüşen Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın resimlerinin yırtılıp çiğnenmesidir.

Hiç olmazsa onun resimlerine dokunulmamalıydı.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

4 Eylül 1930 günü, Serbest Cumhuriyet Fırkası lideri Fethi Okyar, İzmir'e gittiğinde bir kalabalık, Kordonboyu'nda onu sevgi gösterileriyle karşılamış, omuzlara almıştı.

Ne yazık ki Kemeraltı'ndaki kıraathanelerde bulunan Atatürk'ün ve İnönü'nün resimleri, bazı kendini bilmezlerin kışkırtmalarıyla yırtılmış, ve ayaklar altına atılmıştı.

Olay Atatürk'ün kulağına gidince, kendisi bus sözleri söyledi...

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı idim, s.132

Milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başbakan olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi büyük bir tevazu ve minnetle yapmaya hazırım.

Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkanı yoktur.

Amerika sistemini memleketimizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim.

Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malumdur zannederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Ekim 1930

Atatürk'ün başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 24. Cilt, s.282

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında