Benim çocukluğumdan beri bir tabiatım vardır.
Oturduğum evde ne ana, ne kız kardeş, ne de ahbap ile beraber bulunmaktan hoşlanamazdım.
Yalnız ve bağımsız bulunmayı, çocukluğumdan çıktığım zamandan itibaren daima tercih etmiş ve sürekli olarak öyle yaşamışımdır.
Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydan ile yapılan görüşme Milliyet gazetesinde 13 mart 1926 tarihinde yayınlanmıştı.
Kalplerinde, ruhlarında, hissiyatlarında inkılap yapamayanlar dünyada hiçbir inkılap yapamazlar.
Atatürk'ün Rus Sefareti'nde verilen ziyafette yaptığı konuşmadan. Bu sözlerinden sonra Atatürk şunları ekledi:
"Türk musikisi bir inkılap yapmamış gibi görünür. Fakat ben Türk inkılabının bir temsilcisi olmak sıfatıyla size temin ederim ki, hislerde bu inkılap olmuştur. Bunun neticesini yakında görürsünüz.
Savaşları arzu etmiyorum, her türlüsünden kaçıyorum, ama bizi buna zorlarlarsa, bendeki güç, sadece savunmayla sınırlı değil.
Atatürk'ün Rus Sefareti'nde verilen ziyafette Rus Büyükelçisi Surits'le yaptığı görüşmeden...
Bizim güçlükle kazandığımız Türk bağımsızlığını engellemeye çalışan, milliyetçiliğimizi kötüleyen, bunun doğu komşularımızı fethetme arzusunu saklayan bir örtüden ibaret olduğunu söyleyen, ekonomiyi idare edecek kabiliyette olmadığımızı ileri süren milletler var.
Pekala, görecekler.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'la yaptığı röportajdan.
Biz haddimizi bilir kimseleriz. Uçsuz bucaksız emel sahibi değiliz.
