Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız.
Bizi öldürmek değil canlı mezara koymak istiyorlar.
Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir.
Zaten başka türlü dönüş imkanı yoktur.
Atatürk'ün Havza'da halka hitabesinden
Lozan'a gönderdiğimiz delege heyeti ve onun başındaki arkadaşımız o kadar kıymetli ve kuvvetlidir ki, davamızı açıklıkla kavramış müdafaa vasıtalarını o kadar güzel hazırlamıştır ki, kimsenin hayallere sapmasına imkan kalmayacaktır.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Efendiler! Bir şeyi çok iyi hatırlatmak isterim: Hiçbir noktada, en küçük ve en büyük meselelerde milletimi sözlerimle, hareketlerimle aldatmamış olmakla iftihar ediyorum.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Osmanlı siyaseti farklı cinsten unsurlardan ve maddelerden meydana gelmişti. Bunlardan bir karışım yapmak mümkün olmadığı için Osmanlı siyaseti yerine yeni bir siyaset çıktı.
O siyaset milli siyasettir. Türkçülük siyaseti idi. Bu siyaseti ilan edip yaygın hale getirmekle beraber, fikri, toplumsal, iktisadi hayatı ilerletmek gereklidir.
Kırklareli Türk Ocağı ziyareti sırasında Türkçülük ve Osmanlı hakkında
Derhal bildim ki, bana içten sevgilerini haykıranlar, yarım asırdan beri büyük Türk ulusunun tam anlamıyla millet olmasına çalışan, onunla en modern bir Türk devleti kurmak için insanlık fedakarlıklarının hiçbirini kendilerinden esirgemeyen, kültür, idare, intizam, devlet anlamlarını en son ilmi anlayışlara göre billurlaştırmaya çalışmış ve çalışan yüksek arkadaşlarımdır.
Atatürk'ün İsmet İnönü'ye gönderdiği telgraf.
Mülkiyenin kuruluş yıldönümünün kutlanmasıyla ilgili yazılan telgrafta Atatürk "Bunlar kimlerdir?" diye sorduktan sonra bu sözleri yazıyor.
