Yıllar
Konular
Favoriler

Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız.

Bizi öldürmek değil canlı mezara koymak istiyorlar.

Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir.

Zaten başka türlü dönüş imkanı yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Mayıs 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Havza'da halka hitabesinden

Kaynak: Gotthard Jaeschke, “Havza’da Mustafa Kemal Paşa”, Belleten, Cilt: XLVI, Sayı: 181-184, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1983, s. 347.

Milli müfrezeler sabit ve seyyar olmak üzere iki türlüdür.

Genellikle mücadele ve emniyet ve asayişi temin ve idame icabında ordunun harekatını kolaylaştırma maksadıyla seyyar müfrezeler teşkil olunur.

Bundan başka eşkıyanın taarruzundan ve Müslüman olmayan unsurların ihtilal ve tecavüzlerinden kasaba ve köyleri muhafaza ve müdafaa için mahalle, köy ve mıntıkalarda sabit müfrezeler vücuda getirilir.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Ekim 1919

Gördüğünüz gibi düşman sadece İngiliz, Fransız ve Yunan orduları değildi. 1919 yılında Anadolu tam bir anarşi yuvasıydı.

Köylere saldıran eşkiyalardan tutan, Müslüman Türklere saldıran azınlık unsurlara kadar ne ararsan vardı.

Atatürk böyle bir ortamdan ülkeyi kurtardı.

Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Teşkilat Nizamnamesine Ek

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.20

Umutsuz olmayınız, zira gelecek, arzu ve imanı olana vaat olunmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ağustos 1923

Atatürk'ün Macar Millet Meclisi'ne yaptığı konuşmadan.

Romalı yazar Virgil'in, Aeneid kitabında buna çok benzer sözü bulunur: Talih, cesurların yanındadır.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.91

Bu pek mühim ve büyük teşebbüste asıl hedef İngilizleri Hindistan'da vurmak olmasına göre, Türkistan ve bilhassa Afganistan'da belki maksada kafi askeri kuvvetler vücuda getirmek için evvelemirde pek ciddi milli teşkilat meydana getirilmesi lüzumunu ben de takdir eder ve bu hususta buraca icrası mümkün olan yardımın yapılmasını bittabi canı yürekten arzu eylerim.

Ancak dört taraftan düşmanla kuşatılmış olan asıl anavatanın müdafaası işlerine her şeyden evvel bağlı olmak ve ihtimam etmek açık lüzumu ve malum hadiseler üzerine İstanbul'dan buraya gelebilen subayların adedi ise ihtiyaca ancak kafi olduğundan şimdilik o konudaki yüksek arzularının kabulüne ne yazık ki maddi imkan görülememiştir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Ekim 1920

Atatürk'ün Taşkent'te bulunan Cemal Paşa'ya yolladığı telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 10. Cilt, s.21-22

Profesör, Türkler ve Macarlar iki kardeş millettir. Dilleriyle, kültürleriyle, kökenleriyle iki kardeş millet. Fakat bu iki kardeş millet ne yaptı? İki kardeş millet gibi mi, kendi yüksek milli gayelerini ve büyük geleceği düşünen ve gören iki olgun kardeş millet gibi mi hareket etti?

Hayır, ne yazık ki hayır.

Biz Türkler, ilayi kelimetullah diye, bir fedai gibi İslam aleminin önüne geçtik, siz Macarlar ruhullah diye yine bir fedai gibi Hristiyan dünyasının önüne düştünüz ve asırlarca birbirimizi kırdık ve karşılıklı kırıştık, değil mi?

Fakat ne için? Hangi büyük maksat, hangi milli gaye, hangi yüksek gelecek için? Ve kimin için? Kimin hesabına?

Böyle yapacağımıza, eğer gurur ve ihtirasa, boş davalara, manasız, hayalperest emellere ve başkalarının maksatlarına kapılmayıp da iki kardeş millet el ele barış içinde birleşseydik, hem kendi milletlerimizin, hem de bütün insanlığın refah ve saadetine hizmet etmez miydik?

Mustafa Kemal Atatürk - 1932

Atatürk'ün 1932 yılında düzenlenen Türk Tarih Kongresi'ne davet ettiği Macar aydını ve Türk-Macar Derneği Başkanı Prof. Zayti Ferenç'e bir akşam yemeğinde söyledikleri

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.379

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında