Dilinin yabaniliği ve delice düşünceleri karşısında midem bulandı.
Lord Kinross kitabında anlatıyor:
Atatürk, Hitler konusunda Nazi aleyhtarı bir Alman dostunun söylediklerini yerinde buluyordu. Buna göre kendi diktatörlüğü bir milleti kölelikten kurtarmış, Hitler’in diktatörlüğü ise, özgür bir milleti köle haline getirmişti.
Mustafa Kemal, Alman diktatörünü bir seyyar tenekeciye benzetirdi.
Kavgam’ı okuduktan sonra da bu sözleri söylemişti.
Bu sıralarda siyasi vaziyet o kadar değişken ve kararsızdır ki, uzun zaman için kati bir esas arz etmek mümkün değildir.
Bizim gördüğümüze göre, bugün İngilizler, milli teşkilattan, birliğimizden son derece korkmaktadırlar.
Çünkü bağımsız bir Türkiye, Ingilizlerin hiç işine gelmez.
Atatürk'ün, Bursa'da 56. Fırka Kumandanı Bekir Sami Bey'e gönderdiği telgraf.
Gelibolu Yarımadası'nda yaralanan ve sakatlanan Osmanlı askerleri için topladığınız yardıma benim ve Mareşal Liman von Sanders'in teşekkürlerini sunarım.
Yolladığınız bir milyon marka "Jackh Fonu" ismini verdik.
Kaderin savurduğu her haşin darbeye bizimle katlanmakla kalmayıp bundan doğan ıstırapları da hafifletmek için akla gelen her yardımı esirgemeyen siz sadık dosta Fevzi Bey de selamlarını ve teşekkürlerini yollar.
Atatürk'ün Ernest Jackh'a telgrafı
Ernest Jackh, gerçek bir Türk dostuydu. Birçok önemli Türk devlet büyüğüyle dosttu. Nazi karşıtı görüşleri nedeniyle Almanya'yı terk etmek zorunda kalarak hayatını ABD'de devam ettirmiştir.
Şimdi gayet dostane münasebetlerde bulunduğumuz Yunanlılar bir zaman Cumhuriyet merkezi Ankara'ya top menzili bir mesafeye kadar gelmişlerdi.
Milletin mevcudiyetini muhafaza için Yunanlıları geri sürmek vazifesi bana verilmişti. Vazifemi başarıyla yaptım. Fakat sonradan tekrar Yunanlılar ile dost olduk.
Bunu size söylemekten maksadım, Türklerin savaştıkları herhangi milletle ebedi düşman kalmak istemediklerini göstermektir.
Ben askeri hayatımda asla mağlubiyet görmedim. Bunun sebebi yalnız milli bütünlüğümüzün savunması için savaşmış olmamdır.
Atatürk'ün İngiliz gazeteci Edwin Keliher'le yaptığı görüşmeden
Artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı çok mukaddes bir topraktır.
