Yıllar
Konular
Favoriler

Hukuk hükümlerini, kurallarını, din kuralları gibi değil, insanlığa ait olayları, olgunlaşmaları, ilerlemeleri takip ve ifade etmekle varlığını açıklayabilen yaşam kuralları olarak kabul etmek gereklidir.

Ankara Hukuk Fakültesi, artık çağımızda bir anlam ifade etmeyen ve etmekten aciz olan eski hukuk sistemlerini tarihe emanet ederek, medeni ve laik hukuku anlatacak ve okutacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.17

İstanbul'dakiler, rütbelerimi, nişanlarımı geri alacaklarmış! Hakları yok ya.

Çünkü ben onların her birini bir harp meydanında, bir hizmet mukabili kazanmıştım. Salonlarda, saraylarda değil!

Hadi kordonumu alsınlar; o sarayındı.

Varsın alsınlar! Ancak, bunu vermem!

Bunu benden kimse alamaz. Bunu, Anafartalar'da harp meydanında, ateşin karşısında benim göğsüme taktılar.

Mustafa Kemal Atatürk - 1919

Atatürk'ün Sivas Kongresi'ne giderken arabada arkadaşlarına söyledikleri...

İkinci görselde Atatürk'e 3 Eylül 1917'de verilen 1884 tarihli Muharebe Altın İmtiyaz Madalyası'nın orijinali görülüyor. Madalyayı Anıtkabir müzesinde görebilirsiniz.

Madalyanın arkasında: "Devlet-i Aliyye-i Osmaniye uğrunda fevkalade sadakat ve şecaat ibraz edenlere mahsus madalyadır." yazmaktadır.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 1. cilt, s. 38-39

Garip şey! Çocuk, biz istesek bile, Fransızlar Hatay için bizimle bir harbe girerler mi hiç?

Arkadaşlar bunu nasıl düşünebiliyorlar; görmüyorlar mı ki, bugün Fransa'nın bizzat anavatanı büyük tehlikelerle sarılı bir haldedir?

Bunu, her Fransız idrak etmiştir ve endişe içindedir.

Hataya gelince, Fransızlardan dünyada böyle bir yerin mevcut olduğunu bilenler, yüzde biri, ikiyi geçmez.

Bu vaziyette hangi hükümet Hatay'daki hayali ve daha ziyade şahsi menfaat kırıntıları için, denizaşırı, hem de bizimle bir harbi göze alabilir.

Evham ve vesvesenin bu derecesine şaştım doğrusu. Hayret.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Ocak 1937

Atatürk, 1937 başlarında Güney Anadolu'ya bir seyahat yapar ve hükümet bu durumdan büyük endişe duyar. Hasan Rıza Soyak "neden endişe duydular?" diye soran Atatürk'e "Fransızlarla bir savaşa sürükleniriz diye korktular" diye cevap verir.

Atatürk ise kendisine bu sözleri söyler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 29. Cilt, s.113

Milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başbakan olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi büyük bir tevazu ve minnetle yapmaya hazırım.

Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkanı yoktur.

Amerika sistemini memleketimizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim.

Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malumdur zannederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Ekim 1930

Atatürk'ün başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 24. Cilt, s.282

Temiz duygularınızı bildiren tel yazınızı aldım. Mazhariyetiniz münasebetiyle memleketimiz ve Türk kadınlığı hakkındaki saygılı intibalarınızdan ve şahsıma dair kalbi sözlerinizden mütehassis oldum. Donanmış olduğunuz maddi ve manevi kıymet ve fazilet içinde mesut olmanızı dilerim kızım.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1932

Atatürk'ün "Dünya Güzeli" seçilen Keriman Halis'in kendisine gönderdiği telgrafa verdiği yanıt...

1932 yılının 'Dünya Güzellik Yarışması', 31 Temmuz'da Belçika'da düzenlendi. Bu yarışmaya 28 farklı ülkenin güzellik temsilcileri katıldı. Jüri, 'Türkiye Güzeli' olarak seçilen Keriman Halis'i 'Dünya Güzellik Kraliçesi' olarak ilan etti. Bu karar, Belçika ve Avrupa basını tarafından büyük bir olumlu tepkiyle karşılandı ve Türk kızının bu prestijli unvana layık görülmesi, Türkiye genelinde büyük bir bayram coşkusu yarattı.

Güzellik kraliçesi yarışmalarına bilhassa önem veren Atatürk de, bu mutlu sonuçtan büyük bir memnuniyet duymuş ve 3 Ağustos günü Cumhuriyet Gazetesi'ne uzun bir demeç vermişti.

Gazetedeki demecinde Keriman Halis'ten "Keriman Ece" olarak bahseden Atatürk, Sirkeci Garı'nda kraliçeler gibi karşılanan 'Dünya Güzellik Kraliçesi' Keriman Halis'e, yurda döndükten sonra "Ece" soyadını verdi.

Keriman Ece, Atatürk'e aşağıdaki telgrafı çekmişti:

On beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. Bugün Paris sefaretimizde layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. Meserretimden ağladım.

Bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir.

Tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim."

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.403

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında