Hukuk hükümlerini, kurallarını, din kuralları gibi değil, insanlığa ait olayları, olgunlaşmaları, ilerlemeleri takip ve ifade etmekle varlığını açıklayabilen yaşam kuralları olarak kabul etmek gereklidir.
Ankara Hukuk Fakültesi, artık çağımızda bir anlam ifade etmeyen ve etmekten aciz olan eski hukuk sistemlerini tarihe emanet ederek, medeni ve laik hukuku anlatacak ve okutacaktır.
Atatürk'ün not defterinden
Tabiatta, bilirsiniz ki, hiçbir şey yok olmaz. Ne bir ses, ne bir söz, ne bir hareket.
Olduğu çağ ne kadar eski veya yeni olursa olsun, bütün bu oluşlar, oldukları anda gibi tabiat içindedir. Bu dalgalanmada zaman ve mesafe kavramı yoktur.
Bugün dünyanın herhangi bir köşesinde söylenen sözü veya akis yapan hareketi, yine dünyanın herhangi bir köşesinde aynı anda işitmek, dinlemek, zapt etmek mümkün olduğunu görüyoruz.
Atatürk'ün, Afet İnan'ın "Tarihe Giriş" dersi için yazdığı kısım
Ben Almanların bu savaşta muzaffer olacaklarına katiyen emin değilim. Gerçi bir şimşek hızıyla demir kaleler devirip çiğneyerek Paris üzerine yürümektedirler.
Fakat Ruslar da Karpatlar'a dayanmışlar ve Almanların müttefiki olan Avusturyalılara baskı yapmaktadırlar. Bu nedenle Almanlar bir kısım kuvvet ayırarak Avusturyalılara yardım etmek mecburiyetinde kalacaklardır.
Bu defa Fransızlar kendi karşılarında bulunan Almanların kuvvet ayırdığını görerek karşı taaruza geçecekler ve Almanlara baskı yapacaklardır.
Kendilerinin sıkıştırıldığını gören Almanlar, bu defa da Avusturyalılara gönderdikleri kuvvetleri çağırmak mecburiyeti karşısında bulunacaklardır ki, bu şekilde zikzakvari hareket edecek olan bir ordunun akıbeti pek feci ve vahim olacağından, ben bu harbin neticesinden emin olamıyorum.
Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu (1914'ün son günlerinde yazılmıştır).
Sizden fedakarlıklar bekliyorum. Kahredici bir istibdada karşı ancak ihtilal ile cevap vermek ve köhneleşmiş çürük idareyi yıkmak, milleti hakim kılmak, kısacası vatanı kurtarmak için sizi vazifeye davet ediyorum!
Atatürk'ün Vatan ve Hürriyet Cemiyeti, Selanik Şubesi'nin açılışı sırasında yaptığı konuşmadan...
Büyük Türk milleti!
Ordularımızın kabiliyet ve kudreti düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza emniyet verecek olgunluk ile tezahür etti.
Millet orduları, on dört gün zarfında büyük bir düşman ordusunu imha ettiler. Dört yüz kilometrelik aralıksız bir takip yaptılar.
Anadolu'daki bütün işgal edilmiş memleketlerimizi geri aldılar.
Bu büyük zafer yalnızca senin eserindir.
