Belki erkeklerimiz memleketi istila eden düşmana karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüslerini germekle düşman karşısında varlıklarını ispat ettiler.
Fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir.
Memleketin mevcudiyet vasıtalarını hazırlayan, kadınlarımız olmuş ve kadınlarımız olmaktadır.
Kimse inkar edemez ki, bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan, hep kadınlarımızdır.
Atatürk'ün Konya Hilali Ahmer Kadınlar Şubesi'nin açılışında yaptığı konuşma
Bütün insanlığa ziraatı, sanatı ilk öğreten Türk milletidir.
Atatürk'ün CHP İzmir Vilayet Kongresi'nde yaptığı konuşmadan...
Türkiye, tam bağımsızlığını temin edecek bir barış ister.
Bu emin görülmedikçe, medeniyet cihanının insani hissine ve memleket ve milletimizin kuvvet ve kudretine dayanarak insanca yaşayabilmek için muhtaç olduğumuz hayat ve bağımsızlık vasıtalarını temin edinceye kadar, başladığımız işte devam olunacaktır.
Milletin ciddi kararı budur.
Atatürk'ün Lozan Anlaşması hakkında Anadolu gazetesine verdiği röportaj
Düşünce akımlarına karşı düşünceye dayanmayan güçle karşılık vermek, o akımı yok etmedikten başka; herhangi bir kişiyle, herhangi bir insanla konuşulduğu zaman, onun herhangi bir düşüncesini güç zoruyla reddederseniz o direnir.
Direndikçe kendi kendini aldatmakta çok daha ileri gidebilir. Bu nedenle düşünce akımları, baskıyla, şiddetle, kuvvetle reddedilemez. Tam tersine güçlendirilir. Buna karşın en etkili çözüm, gelen düşünce akımına, karşı bir düşünce akımı vermektedir.
Atatürk'ün TBMM Gizli Oturumunda komünizm propagandası hakkında yaptığı konuşmadan
Birlikler geri çekilirken taarruz edeceğiz ve elimizden geldiği kadar malzeme götürmesine mani olacağız, burası davar tarlası mı Türk toprağına girmek ne kadar güçse çıkmak da o kadar güçtür!
25 Nisan 1915 günü düşman Arıburnu'na çıkarma yaptığı sırada Mustafa Kemal, Bigalı'da bulunan 19. Tümen Komutanlığı görevindedir.
Olayı duyar duymaz, üstlerine soru bile sormadan anında birliklerine Arıburnu'na marş emri verir.
Kocaçimen tepesinde askerlerine dinlenme emri verir ama kendisi devam eder. Conkbayırı'na geldiği sırada düşmandan kaçan bir grup asker görür. Onlara ünlü "düşmandan kaçılmaz" sözünü söyleyip yere yatmalarını emreder.
Askerler yere yattığı an düşman da yere yatar ve sonra aradan geçen zaman içinde 57. Alay Conkbayırı'na yetişir ve 27. Alayın da saldırıya katılmasıyla düşman kıyıya kadar geri püskürtülür.
Düşman kaçarken Atatürk bu sözleri söyler.
