Yıllar
Konular
Favoriler

Böyle milletten nasıl ayrılırsın! Bu eski püskülerin içinde perişan gördüğün insanlar yok mu? Onlarda öyle yürek, öyle cevher vardır ki, olmaz şey!

Çanakkale'yi kurtaran bunlardır. Kafkas'ta, Galiçya'da, şurda burda aslan gibi çarpışan, mahrumiyete aldırmayan bunlardır.

Şimdi bu adamcağızların seviyesini toplumsal olarak yükseltmek, herhangi bir hükümetçilik mevki hırsından daha iyi değil midir?

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Ekim 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, Ruşen Eşref Ünaydın'la konuşmasından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 4. Cilt, s.376

İnkılaplar, insanlığı olgunluğa götüren büyük ve kurtarıcı araçlardır.

Kanunlarımız, hukuk bilgimiz, çağımızın en medeni ilkelerinin bir ifadesi olan inkılabımızın yaptırımı olmalıdır ve olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.18

İstanbul'u alan büyük Fatih; bu azametli, kudretli padişah, hakikaten bütün İslam aleminin, bütün Türk dünyasının hakkıyla iftihar edebileceği bir zattır.

Bazı kusurları bir yana bırakılırsa bütün dünyanın büyüklük namına takdir edebileceği şahsiyettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Fatih Sultan Mehmet hakkında, İzmit sinema binasında konuşma.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.331

Efendiler! Geleceğini, kendisini zincire vuran şahıslara terk eden milletler, o şahısların keyif ve emellerine oyuncak olmaya karar vermiş, razı olmuş sayılırlar.

Bu türlü milletler, talihlerini ellerine bıraktığı insanlar başarılı oldukça o insanların daha kuvvetli baskısı altında kalırlar.

Başarılı olmazlarsa, felaket, yıkım yalnız o insanların de­ğil, onlara tabi olan toplumun başına gelir.

O halde her iki ihtimalde de böyle bir millet felakete maruz ve mahkumdur.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Ocak 1922

Atatürk'ün Sovyet delegasyonu üyesi Frunze'nin verdiği yemekte yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.199

Ben ordunun kayıtsız şartsız, bütün sırlarıyla, Alman askeri heyetine verilmesinden ve teslim edilmesinden çok üzgündüm.

Daha karar verilmezden evvel, tesadüfen bu vakayı öğrendiğim vakit, sesimin erişebileceği makamlara kadar itirazlarda bulunmayı vazife saymıştım.

İtirazlarıma hiç kimse cevap vermedi, cevap vermeye lüzum dahi görmedi.

Mustafa Kemal Atatürk - 1926

tatürk'ün 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan 1. Dünya Savaşı hatıralarından.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 3. Cilt, s.19

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında