Yıllar
Konular
Favoriler

Böyle milletten nasıl ayrılırsın! Bu eski püskülerin içinde perişan gördüğün insanlar yok mu? Onlarda öyle yürek, öyle cevher vardır ki, olmaz şey!

Çanakkale'yi kurtaran bunlardır. Kafkas'ta, Galiçya'da, şurda burda aslan gibi çarpışan, mahrumiyete aldırmayan bunlardır.

Şimdi bu adamcağızların seviyesini toplumsal olarak yükseltmek, herhangi bir hükümetçilik mevki hırsından daha iyi değil midir?

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Ekim 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, Ruşen Eşref Ünaydın'la konuşmasından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 4. Cilt, s.376

Arkadaşlar, bu memleketi ve bu milleti asırlardan beri berbat edenler çoktan ölmüştür. Bütün gençlik buna inanmalıdır.

Bizim başlarımız gitmedikçe, bizim kanımız akmadıkça bunlar bir daha dönmeyeceklerdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Eylül 1924

Atatürk'ün Giresun'da gençlerle yaptığı sohbetten

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.30

Büyük hadiselerin ve vakaların tesiri altında kalan fertler, cemiyet haline gelerek muhitin hayat ve canlılığından kuvvet almadıkça, mevcudiyetlerinin yıkılmaya hazır olduğu kanaatine şuursuz bir halde kapılır ve vehme düşerler.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1920

Atatürk'ün Tekfur Dağı (Bugünkü adıyla Tekirdağ) Mutasarrıfı (yetkilisi) Firuzan Bey'e yolladığı telgraftan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 7. Cilt, s.23

Subaylık demek, kendi canını feda etmeyi katiyen göze almış olmak demektir.

Bir subay, sanatı adına, hayat ve mevcudiyetine hiç ehemmiyet vermeyecektir.

Subay, hayat ve rahatın hiç düşünülmemesi icap edince rahat ve hayatını feda etmeyi bilecektir.

Namus borcu budur.

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Nuri Conker'e mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.167

Mücadelemiz çok çetin oldu. Lakin henüz başlangıçtayız. İmparatorluktan miras aldığımız şey harap bir memleketten ibarettir.

Şöyle bir benzetme yapayım: Vefat eden bir babadan oğullarına bir ev kaldı farz ediniz. Ev o kadar harap, o kadar harap ki, mutlaka esaslı bir tamire muhtaç. Buna ise para lazım.

Varisler bu halden memnun olurlar mı sanırsınız? İşte bulunduğumuz vaziyet.

Vaktiyle Osmanlı sultanları halkın en iyi unsurlarını imparatorluğun uzak kısımlarına, sınırlara harbe gönderirlerdi. Geriye kalan ikinci derecede kabiliyet sahibi olanları ise öldürünceye kadar çalıştırırlar ve bunların emek mahsulünü hemen bütünüyle gasp ederlerdi. Halk bu yüzden daima fakir bir halde kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1930

Atatürk'ün, ABD ticaret müsteşarı Dr. Klein'la görüşmesinden.

Dr. Klein o tarihte Amerika Birleşik Devletleri Maliye Bakanlığı müsteşarıdır. 5 Kasım 1930'da Türkiye'ye gelmiş, on gün yurdumuzda kalmıştır. Bu gezi sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal (Atatürk) ile bir saat yirmi dakika süren bir görüşme yapmıştır.

Klein, Ankara'yı ziyaretinden ve gördüğü bayındırlık eserlerinden hayrete düştüğünü söyler. Gazi Orman Çiftliği'ni gezdiğini ve çiftliğin kendi gözünde yeni Türkiye'nin ruhunu gösterir bir timsal ve memleketin hangi sahalarda yürümek istediğini gösterir canlı bir vesika olduğunu, çok övücü ve çok samimi bir lisanla söyledi ve sözlerine devam ederek şöyle söyler:

Genel olarak Türkiye'de gördüklerim iki kelime ile özetlenebilir: Hayret ve takdir. On sene gibi kısa bir müddet zarfında Türkiye'de çok esaslı, çok büyük, çok muvaffakiyetli işler yapılmıştır. Bunlara hakim olan isabetli bakışı, cesareti, hayretle, takdirle selamlamamak mümkün değildir.

Atatürk de bu sözlerle cevap verir.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.310

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında