Gezdiğim ve gördüğüm her yerde millet cehalet ve taassuba savaş ilan etmiş haldedir.
Medeniyet ve yenilik yolunda bir an kaybetmeye rızası yoktur. Paslı beyinlerin şuursuz sözleri, anında milletin müşterek ve müthiş feveranıyla bunalmaktadır.
Bunu gözlerimle gördüm.
Atatürk'ün 24 Eylül'de Rize ziyareti sırasında medreselerin açılmasını isteyen iki müftüye verdiği cevaptan büyük memnuniyet duyan İzmir milletvekili Mahmut Esat Bozkurt, Atatürk'e bir tebrik ve teşekkür telgrafı yollar.
Atatürk ise kendisine bu cevabı verir.
Biz fetihlere susamış değiliz. Aşırı talepler peşinde de koşmuyoruz ve barış istiyoruz.
Atatürk'ün 15 Eylül 1922'de, İzmir'de Fransız Amiral Dumesnil'le görüşmesi sırasında, Amiralin kendisine söylediği "Diğer önemli hir nokta, Trakya'da mühim miktarda kuvvet yığmak istemeniz olabilir. Siz orada ordunuzu topladığınız takdirde, bu, büyük bir heyecana sebebiyet verebilir. O zaman sizin yeni fetihler peşinde olduğunuz söylenebilecektir." sözlerine cevabı.
Biz, belki burada bulunanların tamamı dünyaya geldiğimiz zaman bu topraklar üzerinde yaşayanlarla beraber, kahredici bir istibdadın pençesi içinde idik.
Ağızlar kilitlenmiş gibi idi. Öğretmenler, mürebbiler yalnız bir noktayı kafalara yerleştirmeye mecbur tutulmakla idi: Benliğini, her şeyini unutarak bir heyulaya boyun eğmek, onun kulu, kölesi olmak.
Bununla beraber, hatırlamak lazımdır ki, o tazyik altında dahi, bizi bugün için yetiştirmeye çalışan hakiki ve fedakar öğretmenler ve mürebbiler eksik değildi.
Onların bize verdikleri feyiz elbette esersiz kalmamıştır.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan...
Rejim aleyhtarlarının bir tek ümitleri vardır, bir tek ümitleri kalmıştır:
"Aramızda çıkacak anlaşmazlık. Seninle benim aramda çıkacak anlaşmazlık"
İçeride, dışarıda ümit buna bağlanmıştır.
Hatırında olsun bu.
Atatürk'ün, İsmet Paşa'ya söylediği sözler...
Bu heyetin İstanbul'un denetiminden ve yabancı devletlerinin nüfuz ve tesirinden tamamıyla azade kalacak ve milli sedayı gür bir sesle cihana duyuracak şekilde Anadolu'nun merkezinde ve en münasip olarak Sivas'ta toplanması münasip görülmüştür.
Atatürk, Cafer Tayyar Paşa'ya Sivas Kongresi'ni haber veriyor.
