Samsunluların kahraman ordularımıza zafer şükranesi olarak elli bin paketi subaylara ve üç yüz elli bin paketi efrada mahsus olmak üzere sekiz milyon sigara hazırladıkları ve hediye ettikleri Samsun Mutasarrıflığı ile Belediye Riyaseti tarafından bildirilmekle, emin vasıta ile deniz yoluyla İzmir'e Batı Cephesi Kumandanlığı'na sevki cevaben yazılmıştır.
Ulaştığında dağıtılmasını rica ederim.
Atatürk'ün Batı Cephesi Kumandanlığı'na gönderdiği telgraf.
Büyük Taarruz'un başarıya ulaşması ve Batı Anadolu'daki Yunan Ordusu'nun yok edilmesi tüm yurtta olduğu gibi Samsun'da da büyük bir sevinç yaratmıştı.
Anadolu'nun fakir halkı, bu sevincini Türk ordusuna yapabildiği ne varsa - reçel, gözleme, börek, elbise - askere hediye ederek gösteriyordu.
Tütün ve sigara üretiminin merkezi olan Samsun, Bafra ve Alaçam halkı ise orduya tonlarca sigara ve tütün hediye etmişti.
Ben ordunun kayıtsız şartsız, bütün sırlarıyla, Alman askeri heyetine verilmesinden ve teslim edilmesinden çok üzgündüm.
Daha karar verilmezden evvel, tesadüfen bu vakayı öğrendiğim vakit, sesimin erişebileceği makamlara kadar itirazlarda bulunmayı vazife saymıştım.
İtirazlarıma hiç kimse cevap vermedi, cevap vermeye lüzum dahi görmedi.
tatürk'ün 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan 1. Dünya Savaşı hatıralarından.
Milletin esaretten kurtarılması, hakim ve bağımsız olarak topraklarımızda yaşayabilmesi ancak kararlı ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan haklarını ve bağımsızlığını savunmaya sevkiyle kabil olacaktır.
Mülkiye memurlarından güvenilir kişilerle el ele vererek bağımsızlığımızın savunulmasının emrinde gerekli teşkilatın (tabii ki gizli) ve dışarıdan fark edilmeyecek şekilde kurulmasını zaruri görüyorum.
Bu husus, ihtisası dolayısıyla biz askerlerin vatanperverliğine düşmektedir.
3. Kolordu Komutanı Refet Bey'e, 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir'e ve Ankara'da 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa'ya gönderilen gizli telgraf
Türkiye'nin bugünkü mücadelesinin yalnız Türkiye'ye ait olmadığını, bütün arkadaşlarımız ifade etmiş iseler de, bunu bir defa daha teyit etmek lüzumunu hissediyorum.
Türkiye'nin bugünkü mücadelesi yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı, belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi.
Türkiye azim ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkü savunduğu dava, bütün mazlum milletlerin, bütün Doğu'nun davasıdır ve bunu nihayete getirinceye kadar Türkiye, kendisiyle beraber olan Doğu milletlerinin beraber yürüyeceğinden emindir.
Atatürk'ün Rus sefiri Aralof'un İran sefiri Mümtazüddevle İsmail Han şerefine verdiği ziyafette yaptığı konuşmadan
Büyük ve asil Türk milleti!
Anadolu'nun kurtuluşu zaferini tebrik ederken sana İzmir'den, Bursa'dan, Akdeniz ufuklarından ordularının selamını da takdim ediyorum.
