Devletimizin ilerlemesi ve hükümet işlerinin sürat ve intizamını temin için Anayasamızın açıklanmasına, tamamlanmasına ve genişletilmesine ihtiyaç barizdir.
Yüce Meclisçe bu hususun icabı gibi düşünüleceği ve temin olunacağı tabiidir. Ancak, kaçınılmaz ve acil gördüğüm aşağıdaki açıklamaların evvelemirde acele olarak müzakere ve kabulünü teklif eylerim.
1. Anayasamızın birinci maddesinin sonuna "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" açıklamasının ilavesi ile sözkonusu maddeyi:
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayalıdır. Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" haline sokmak...
Atatürk'ün yazdığı, Anayasada cumhuriyetle ilgili yapılan değişikliklerin müsveddesi
Uysal bir halk kitlesi, Doğu geleneklerine bağlı kalmışsa, yanlış ve köstekleyici alışkanlıklar sonunda birtakım kuvvetlerin tekelci vesayeti altına sürüklenebiliyorsa, bu kitle adına, milli iradeyi temsil eden aydınlar harekete geçerler.
Kitleyi çağdaş bir düzene kavuşturmak için, geri düzenle, batıl itikatlarla, hurafelerle savaşırlar. Devrim yaparlar. Geri düzeni değiştirirler.
Bunun için halk iradesine başvurulmaz.
Atatürk'ün "devrimcilik" anlayışı
Biliyorsunuz, ben Makedonyalıyım. Selanik'te çocukluğumdan beri milletinizin çocuklarıyla tanıştım, dostluk ettim. Onlardan da aynı karşılığı gördüm ve şunu da sezdim ki, her iki milletin çocuklarında birbirlerine karşı daha fazla ve daha özel mahiyette bir yakınlık ve sokulganlık vardır.
Demek istiyorum ki, daha o yaşlardan beri milletinize muhabbetim vardır. Bu tabii eğilime bakarak her iki milletin daima birbirine yakın dost olmasını ve öyle kalmasını daha gençliğimden düşünmüştüm.
Daha sonra hadiselerin zorlaması dolayısıyla ayrı ayrı saflarda bulunduğumuz zamanlarda dahi, fırsat çıktıkça temas ettiğim subaylarınıza, bu ayrılığın geçici olduğunu, esasta, dikkatle bakılacak olursa bu iki milletin birbirine dost olması her ikisinin de büyük ve hayati menfaatları gereği bulunduğunu, zamanla bu hakikatin anlaşılacağını ve bu dostluğun kurulacağını ve daima buna çalışmanın uygun olacağını söylemişimdir.
Atatürk'ün Yunanistan elçisi Metaksas'la yaptığı görüşmede söyledikleri.
Arkadaşlar! Hiç bir zaman baş eğmeyeceğiz. Tuttuğumuz yolda sonuna kadar yürüyeceğiz, teslim olmayacağız ve muvaffak olmaya çalışacağız. Yerli ve yabancı düşman karşısında hakkımızı müdafaa edeceğiz.
Son vardığımız sınırda da eğer galebe etmek ümidimiz kalmamışsa, o zaman, bir Türk bayrağının altına sığınarak, orda istiklal uğrunda canımızı vereceğiz
Gazeteciler gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.
Atatürk'ün Eskişehir'de Sakarya gazetesi başyazarına söyledikleri.
