Devletimizin ilerlemesi ve hükümet işlerinin sürat ve intizamını temin için Anayasamızın açıklanmasına, tamamlanmasına ve genişletilmesine ihtiyaç barizdir.
Yüce Meclisçe bu hususun icabı gibi düşünüleceği ve temin olunacağı tabiidir. Ancak, kaçınılmaz ve acil gördüğüm aşağıdaki açıklamaların evvelemirde acele olarak müzakere ve kabulünü teklif eylerim.
1. Anayasamızın birinci maddesinin sonuna "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" açıklamasının ilavesi ile sözkonusu maddeyi:
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayalıdır. Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" haline sokmak...
Atatürk'ün yazdığı, Anayasada cumhuriyetle ilgili yapılan değişikliklerin müsveddesi
Samsunluların kahraman ordularımıza zafer şükranesi olarak elli bin paketi subaylara ve üç yüz elli bin paketi efrada mahsus olmak üzere sekiz milyon sigara hazırladıkları ve hediye ettikleri Samsun Mutasarrıflığı ile Belediye Riyaseti tarafından bildirilmekle, emin vasıta ile deniz yoluyla İzmir'e Batı Cephesi Kumandanlığı'na sevki cevaben yazılmıştır.
Ulaştığında dağıtılmasını rica ederim.
Atatürk'ün Batı Cephesi Kumandanlığı'na gönderdiği telgraf.
Büyük Taarruz'un başarıya ulaşması ve Batı Anadolu'daki Yunan Ordusu'nun yok edilmesi tüm yurtta olduğu gibi Samsun'da da büyük bir sevinç yaratmıştı.
Anadolu'nun fakir halkı, bu sevincini Türk ordusuna yapabildiği ne varsa - reçel, gözleme, börek, elbise - askere hediye ederek gösteriyordu.
Tütün ve sigara üretiminin merkezi olan Samsun, Bafra ve Alaçam halkı ise orduya tonlarca sigara ve tütün hediye etmişti.
Bir özlem duyuyorum içimde. Büyük bir özlem. Sevdiğim vatanımın bir köşesinde, şöyle ağaçlardan etrafın, hatta ve hatta gökyüzünün bile görülmediği bir köşesinde planını kendimin çizeceği küçük, mütevazı bir ev olsun istiyorum.
Gideyim oraya, çiçeklerle uğraşayım. kuşlarla uğraşayım, ağaçlarla haşır neşir olayım.
Tıpkı mutlu sade yurttaşlarım gibi yaşayıp gideyim öylece. Acaba bu mümkün olabilecek mi?
1938 yılı, 30 Ağustos'a birkaç gün kala manevi kızı Sabiha Gökçen'le sohbetinden
Bir milletin bağımsızlığının temini ve geleceğinin devamı nasıl hazırlıklı ve kuvvetli bir orduya ihtiyaç gösterirse, o miletin refah ve saadet içinde yaşayabilmesi de kuvvetli bir iktisat ordusu ile mümkündür.
Atatürk'ün Yüksek Ticaret ve Ekonomi Okulu gecesinde "Ulusta Gençlik" hakkında konuşmasından...
Muhterem İzmirliler, siz hem çok bedbaht oldunuz, fakat aynı zamanda çok bahtiyarsınız. Bedbaht oldunuz; çünkü çok işkenceler, acı zulümler ve baskılar gördünüz.
Fakat bahtiyarsınız; çünkü bütün bir memleket sizi kurtarmayı hedef saydığı için kurtuldu.
Ahmak düşman buraya gelmeseydi, belki bütün memleket gaflete dalmış kalırdı. Siz bütün memleket ve millet ve bugün ve gelecek namına sıkıntı çektiniz.
