Yıllar
Konular
Favoriler

İstanbul'u biz hiç unutmadık ve unutamayız!

Orası bizim, yani anavatanın başıdır. İrfanımız, sanatımız, her şeyimiz oradadır, oradan yetişmiştir.

İstanbul'u iyi tanırız. Bilhassa orada gençlik bizimledir; bizi bekler, galeyan halindedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

O, geçmişse hata etmiş. Bir milletin istiklalinin timsali olan bayrak çiğnenmez! Ben onun hatasını tekrar edemem.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Eylül 1922

9 Eylül 1922'de İzmir kurtarıldıktan bir gün sonra, Atatürk, kalmak için Karşıyaka'daki İplikçizade Köşkü'ne girer.

Kalabalık, Atatürk'ün çiğnemesi için köşkün girişine bir Yunan bayrağı sermiştir.

Atatürk durumu sorduğu zaman, Yunan Kralının bu köşke Türk bayrağını çiğneyerek girdiğini anlatırlar ve aynısını yapmasını isterler.

Atatürk bunu şiddetle reddeder ve bu sözleri söyler.

2. Görsel: Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok ve Atatürk'ün emir çavuşu Ali Metin (önde oturan) arabayla İzmir'e geliyor. 10 Eylül 1922

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın - Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt, s.122

Enver'e gelince; bu adam hakimiyet düşkünü, maceraperest biridir. O, bizi aldattığı gibi sizi de aldatmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk - 25 Aralık 1921

Atatürk'ün Türkiye'yi ziyarete gelen Sovyet Delegasonu üyeleri Mihail Frunze ve İbrahim Abilov'la görüşmesinden...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.183

Bir general, eğer generalden başka bir şey değilse ve onu hiç kimse kontrol etmiyorsa, bir hükümdar olarak he zaman tehlikelidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Kasım 1929

Atatürk'ün Vossiche Zeitung gazetesi muhabiri, yazar Emil Ludwig'le yaptığı söyleşiden.

Ludwig, kendisine "Yeni hir devletin başında hir general görmekten Avrupa'nın ürktüğünü sorduğunda" Atatürk'ün verdiği yanıt.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 23. Cilt, s.270

Eğitimin milli, laik ve tek mektep esasına dayalı olması prensibimizdir.

Terbiyede hedefimiz, milli cemiyetin medeni ve toplumsal kıymetini yükseltecek ve iktisadi kudretini artıracak vatandaşlar yetiştirmektir.

İlk tahsilin parasız ve mecburi olması esasının en kısa müddet zarfında bilfill tahakkuk ettirilmesini birinci derecede önemle takip ediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ekim 1927

CHP'nin 1927 Kongresinde kabul edilen ve Atatürk'ün kürsüden okuduğu beyannamesi...

Tek mektep sistemi eğitimin merkezileştirmesi yani her kesimin kendi kafasına göre okul açmaması anlamına geliyor.

Cumhuriyet dönemininin en önemli eğitimcilerinden Kazım Nami bunu şu şekilde ifade ediyor:

“Biz varlık mücadelesi yaparken, umumi harpten yeni çıkmış milletler ortaya “tek mektep” nazariyesini attılar. Bilhassa Ruslar, tek mektebi fiilen tatbike başlamıştı. Tek mektep sistemi tam manasıyla demokrat bir devlet idaresinin prensiplerine dayanıyordu. Çünkü çeşitli sosyal sınıflar arasında büyük savaşın getirdiği anlaşma ve kaynaşmanın yeni bir eğitim sistemiyle esaslaştırılması zaruri görülüyordu"

Maarif Vekili Esat Bey ise 13.12.1931 tarihli genelgesinde eğitimin amacını; her Türk çocuğunu rejimin psikolojisi ve ideolojisini tamamen kavramış, Cumhuriyet için fedakarlık yapabilecek unsurlar olarak yetiştirmek şeklinde tanımlamaktadır.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 22. Cilt, s.39

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında