Efendiler! Haşmet ve debdebe içinde hayat geçirmeye alışan bu padişahlar ve yakınları ve sarayları ve bütün erkanı artık ne olursa olsun bütün bu debdebe ve gösterişi devam ettirmenin zaruri olduğu kanaatinde bulunuyorlardı.
Onun için devletin hakiki kaynaklarını kuruttuktan sonra muhtaç oldukları parayı hariçten tedarike kalkıştılar ve bunun için birçok borçlanmaya girdiler.
Milletin bütün menfaatlarını sınırlamak suretiyle ve haysiyet ve şerefini feda etmek suretiyle birçok borçlanmaya girdiler.
O kadar ki, bunların faizlerini ödeyemeyecek bir hale geldi ve bir gün devlet, dünya gözünde iflas etmiş sayıldı.
Osmanlı Padişahları hakkında, İzmit sinema binasında konuşma.
Ve hakikaten bir gün Sirenayka harekat sahasından Balkan yangınına koşarken ...
Bir gün Afrika sahilinden vatanıma ulaştıracak yolların kapanmış olduğunu görürken...
Bir gün işittim ki, baba ocağım Selanik ve oradaki anam, kardeşim, bütün akraba ve yakınlarım, -mahiyetlerini anlattığım için vatanımdan kovulduğum zevat tarafından- düşmana hibe edilmiştir.
Bir gün, duydum ki, Horacı Süleyman Camisi'nin minaresine çan taktırılmış ve orada yatan babamın kemikleri Yunan palikaryalarının kirli ayakları altında çiğnetilmiştir.
Ne garip ruh halidir. Dertli insanlar muhatabının derdini dinlemekten çok kendi yaralarını açmaktan zevk alıyor.
Ben de, Nuri!
Özgürlükten doğan bunalımlar ne kadar büyük olursa olsun, hiç bir zaman fazla baskının sağladığı sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir.
Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir.
Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.
29 Ekim günü Türk Ocağı'nda verilen baloya katılan Atatürk'e Associated Press Muhabiri Amerikalı Miss Dorothy Ring sorar:
Türkiye hangi bakımlardan Amerikanlaşacak?
Atatürk bu cevabı verir.
Uzun yıllar emperyalizm, Avrupa'ya hakim oldu.
Ancak emperyalizm ölüme mahkumdur.
Bunun cevabını, Almanya'nın, Avusturya'nın, Rusya'nın ve geçmişteki Türkiye'nin yıkılışında bulursunuz.
Atatürk'ün The Saturday Evening Post gazetesi yazarı Isaac Marcosson'la röportajı
