Yıllar
Konular
Favoriler

Ahmet Anzavur ile hempalarının Karabiga'da yaptıkları karışıklık ve ihtilal, dinimiz, vatanımız aleyhine olduğu artık gizlenemeyecek bir şekilde tahakkuk etmiş ve belli olmuştur.

Ahmet Anzavur'un kendi ismine bağlayarak teşkil ettiği o Cemiyeti Ahmediye'nin maksat ve gayesi, aylarca Yunan zulümlerine ve facialarına karşı milli ve dini mukaddesatımızı her türlü mahrumiyetler, mihnetler içinde müdafaa eden Balıkesir'deki milli harp cephemizi arkadan vurmak ve bu suretle düşmanın istilacuyane harekatını kolaylaştırmak ve neticede memleketimizin son ayakta kalma ve kurtuluş ümidi olan milli teşkilatın dağılması talebi hedef alınmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Mart 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Sivas Vilayeti ve Heyet-i Temsiliye'ye yolladığı telgraftan.

Ahmet Anzavur eski bir Osmanlı subayıydı. İstanbul Hükûmeti tarafından sivil paşalık verilerek Anadolu'ya gönderildi ve İngiliz gizli servisinin adamı olan Papaz Fru tarafından maddi olarak desteklenerek, çok sayıda kişiyi etrafında topladı.

Birinci Anzavur Ayaklanması, 1 Ekim 1919'da Manyas, Susurluk, Gönen ve Ulubat dolaylarında başlamış olup, Milli Kuvvetler'in mücadelesi sonucu 25 Kasım 1919'da bastırıldı. Ahmet Anzavur'un 16 Şubat 1920'de, Biga merkezli çıkarmış olduğu ikinci isyanını ise, 16 Nisan 1920'de Çerkez Ethem bastırdı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 7. Cilt, s.37

Hakikatte, içinde bulunduğumuz tarihte, Osmanlı devletinin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu.

Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı.

Son mesele, bunun da taksimini teminle uğraşılmaktan ibaretti.

Osmanlı devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunlar hepsi anlamı kalmamış birtakım manasız sözlerden ibaretti.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19. Cilt, s. 30

Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hakimdi.

İmparatorluk halkını meydana getiren Türk'ten başka uluslara; bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara; sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri anısında bulunan ırktaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken "kavmi necip" deyimiyle sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan Türkler ikinci planda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Osmanlı'da Türkler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.208

Bugün herhangi bir teşkilatçı Anadolu'ya geçer de milleti silahlı bir direnişe hazırlarsa bu yurt kurtarılabilir.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Şubat 1919

Atatürk'ün 4 Şubat 1919 tarihinde Alemdar gazetesinin yazarlarından Refii Cevat Ulunay'la yaptığı söyleşiden.

Söyleşi bittikten sonra Atatürk, Refii Bey'e "Bu vatan içine düştüğü bu felâketten nasıl kurtarılır, istiklâline nasıl kavuşturulur?" diye bir soru sormanızı beklerdim der.

Refii Bey ise: "Af buyurunuz Paşa hazretleri, bugün içinde bulunduğumuz bu şartlardan bu vatanın kurtulmasını en uzak ihtimalle dahi mümkün görmediğim için böyle bir soru sormadım."

Bunun üzerine Atatürk görseldeki cevabı verir.

Gerçekten de o dönemde silahlı bir mücadeleyle vatanın kurtulabileceğine inanabilen bir elin parmaklarını geçmezdi.

Öyle ki Refii Bey olanları gazetedeki arkadaşlarına anlatınca, arkadaşları Mustafa Kemal için "Bu deli değil, zırdeliymiş" der.

Kaynak: Sadi Borak; “Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı”, Kuleli Dergisi, 1996/1, s. 1-2

Müşküllerinizin halinde daima Başvekil İsmet Paşa'ya müracaat edeceksiniz, başka kimseye değil.

Çünkü her büyük işin ehli ve faili olduğu gibi, bu işin de yüksek etkeni İsmet Paşa'dır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1932

Atatürk'ün Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ne direktifleri

"müşkül" güçlük, engel, sıkıntı anlamına geliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.41

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında