Milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başbakan olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi büyük bir tevazu ve minnetle yapmaya hazırım.
Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkanı yoktur.
Amerika sistemini memleketimizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim.
Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malumdur zannederim.
Atatürk'ün başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri.
Tarih, insan topluluklarının, zaman ve mekan kaydıyla, gerçek olarak, hayatını, kültürünü tetkik ve nakleden bir bilimdir.
Tarihin, insanlar için ne kadar mühim bir vazifeyi üzerine aldığı meydandadır.
Tarih, bu mühim vazifeyi yerine getirirken, yalnız, bugünün insanlarını aydınlatmak ve yol göstermekle kalmıyor, bundan sonra gelecek insanlara da faydalı bir eğitici oluyor.
Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin
İnsanlar gariptir.
Bazen en akıllılarının bile, hakikatlerin basitliği karşısında görüşleri yanlışlığa doğru gider
Bu adamlar, filmde gördüğümüz gibi tiyatral bir atılışla işe girişti. Bugün Almanya'nın bütün askeri gücü onun elinde. Yarın savaşa girişecekler. O ve onun taklitçisi Mussolini savaş hazırlıkları ile meşguller.
Evet, savaşı başlatacaklardır, çünkü asker değiller, savaş nedir bilmezler. Savaş bir felakettir, hele bu iki müttefik için kesin ölümdür. Tarih Almanya'ya öyle bir toprak vermiştir ki, daima iki ateş arasında kalmaya mahkumdur.
Körü körüne hesapsız, kitapsız bir kendine güvenme, tamamen mekanik bir ordu sistemi, ilk hamlede korkunç bir kuvvet etkisi yapacaktır.
Fakat bir kere bir tarafı sakatlandı mı, darmadağın olacak, o çalışkan millet yere serilecektir.
Ortada ne Hitler, ne örgütü kalacaktır. Mussolini'den ise söz etmeye hiç gerek yoktur, efendisinin ortadan kalktığı gün, o da yok olacaktır.
Atatürk'ün Hitler ve Mussolini hakkındaki görüşleri
Ali Canip Yöntem anlatıyor: Atatürk bir akşam konuklarına dedi ki: “Hitler bana bir film yollamış, yukarı çıkalım da seyredelim.”
Atatürk ortaya bir mesele attığı zaman, o mesele hakkında kendi fikrini söylemeden etrafına sormak âdeti idi. Film bitince, “nasıl buldunuz” diye sordu. Herkes kendi fikrini açıkladıktan sonra Atatürk bu sözleri söyledi.
En iyi fert, kendinden ziyade mensup olduğu toplumu düşünen, onun mevcudiyetinin ve saadetinin muhafazasına kendini vakfeden insandır!
Atatürk'ün Edirne Meslek Lisesi'nde öğrencilerle yaptığı sohbetten
