İsmet, büyük adamsın; hassas olduğun kadar his veren adamsın. Sen benim sözlerimi okurken gözlerin yaşarmış, ya ben seni okurken hıçkırıklarla ağladığımı söylersem inanır mısın?
Bu duygularımı sofrada değil, kimsenin yanında değil, yatak odama çekildikten sonra mahremimle yazıyorum.
Sen beni muhakkak çok seviyorsun, ya ben seni?
Buna cevap istemem. Gözlerinden öperim.
Atatürk'ün bir tartışma sonrası İsmet Paşa'ya yazdığı mektup
Buraya geldikten sonra düşmanı kovmak icap ettiğinden, taarruz ederek inayeti badi ile attık ve Afyon KaraHisar'ı aldık.
Dolayısıyla daha birkaç gün buralarda kalmam lazım gelecektir. Siz müsterih olunuz.
İnşallah duanız bereketleriyle bütün memleketi düşmandan kurtarmak kolay olacaktır.
Atatürk'ün annesi ve Fikriye Hanım'a yolladığı telgraf
Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum.
Milli emeller, milli irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, bütün millet fertlerinin arzularının, emellerinin bileşkesinden ibarettir.
Atatürk'ün Balıkesir'de halka yaptığı konuşmadan
Bütün millet bugün demirden bir kale gibi sarsılmaz birliği ile mevcudiyetini, din ve namusunu kurtarmaya azmetmiş bulunuyor.
İşte Anadolu'da şekillenen milli teşkilat, bu azmin ve meşru imanın hayırlı bir neticesinden ibarettir.
Orada subay sıfatlı haydutlar vardı. Elleri tabancalarında idi. Fedayi ve kabadayı. Bunlar kızınca öldürmekle tanınmışlardı.
Benim için ya ölmek, ya bunlara emretmek lazımdı. Silahıma tutundum. Çadır alanında şiddet gösterdim. Sert davrandım.
Emirlerimi kendilerine geçirdim. En sonunda hepsine hükmettim.
Atatürk'ün Libya'da yaşadıkları hakkında Falih Rıfkı Atay'a anlattıkları...
