Gaye, bugünkü ve yarınki Türk'ün medeniyetini kucaklayacak en güzel ve en ahenkli Türkçedir.
Türkçe hakkında... Ahmet Cevat'ın 12 Kasım 1932 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yazdığı makaleden.
Kendimizi aldatmayalım!
Çağdaş dünya çok ileri gitmiştir. Elde ettiğimiz başarılar ve yaptığımız inkılaplar ile yetinemeyiz.
Yaptığımız her türlü inkılapların temellerini her gün daha fazla güçlendirmek zorundayız.
Bunda başarılı olmak için, zihniyetimizin eski zihniyet olmadığını tam anlamıyla kanıtlayacağız.
Safsatalarla uğraşmaya zaman ayıramayız.
Örneğin, şapka giyilir mi, giyilmez mi gibi dünün mantıksızlıklarını tekrar etmek gafletini devam ettiremeyiz.
Kabul etmekle maruz bulunacağımız zararlarla, askeri faaliyete geçmekle elde edeceğimiz neticeleri çok dikkatle karşılaştırmak mecburiyetindeyiz.
Her halde kararımız olumlu olmaya mahkum ise, bunu mutlaka konferans tatil edilmeden ve İsmet Paşa dönmeden vermek lazımdır.
İsmet Paşa'nın dönmesi halinde verilecek tek bir karar vardır; o da askeri faaliyete geçmektir.
Atatürk'ün Lozan Müzakereleri hakkında Rauf Bey'e mektubu.
20 Kasım 1922'de başlayan Lozan görüşmelerinde özellikle kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul'un boşaltılması ve Musul konularında anlaşma sağlanamadı.
Bunun üzerine görüşmeler 4 Şubat 1923'de kesildi ve sonrasında 23 Nisan 1923'de tekrar başlayan görüşmeler, 24 Temmuz 1923'de Lozan'ın imzalanmasıyla son buldu.
Atatürk, bu mektubu Rauf Bey'e dönemin en sancılı günlerinden birinde, görüşmeler kesilmeden yaklaşık 1 hafta önce göndermişti.
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.
Biz cumhuriyeti kurduk, on yaşını doldururken, demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nde de birbirini denetleyen partilerin doğacağına şüphe yoktur.
Demokrasi maddi refah meselesi değildir. Böyle bir nazariyat, vatandaşların siyasi hürriyet ihtiyacını uyutmayı amaçlar.
Bir ulusu oluşturan bireylerin her çeşit özgürlüğü güven altında bulunmalıdır.
Demokrasi ve cumhuriyet hakkında
Tarih, insan topluluklarının, zaman ve mekan kaydıyla, gerçek olarak, hayatını, kültürünü tetkik ve nakleden bir bilimdir.
Tarihin, insanlar için ne kadar mühim bir vazifeyi üzerine aldığı meydandadır.
Tarih, bu mühim vazifeyi yerine getirirken, yalnız, bugünün insanlarını aydınlatmak ve yol göstermekle kalmıyor, bundan sonra gelecek insanlara da faydalı bir eğitici oluyor.
Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin
