Yıllar
Konular
Favoriler

Bu okulun tarihsel görevi oldukça büyüktür.

Hukuk memurları yetiştirmekten çok; bugünkü yönetim şeklimizin, inkılabın, Cumhuriyet’in esaslarını tespit ve bu esasları bilimsel şekilde aydınlatabilecek “Cumhuriyet hukukçuları” yetiştirmek olacaktır.

Bu okuldan çıkacak hukukçular, Cumhuriyet ve Milliyet devrinin yeni söz sahibi kişileri olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Ankara Hukuk Fakültesi Hakkında

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.18

Hangi tarafın galip geleceğine dair fikri kanaatimi söylemekten sakınırım. Nazik ve mühim bir devre içinde bulunduğumuza şüphe yoktur; Almanlar büyük ve hayret verici bir saldırıyla, birçok Fransız kalesini çiğneyerek sağ kanadı ile Paris'i geçip Fransız ordusunu -arkası İsviçre'ye olmak üzere- sıkıştırdı.

Bunun, Almanların tek maksadı olduğunda ve onu da başardıklarında herkes fikir birliğindeydi. Ve bütün kainat artık son ve kati meydan muharebesini ve onun neticesini bekliyordu.

Halbuki bu neticeye karşılık, Alman ordularının Fransız ordusu karşısında yüzlerce kilometre geri çekildiği görüldü.

Doğuda Ruslarla Almanlar ve Avusturyalılar arasında cereyan eden vakalarda, Doğu Prusya'da Ruslar bozuldu, fakat güneyde Rusların pek üstün kuvvetleri karşısında Avusturya ordusu çekiliyor, batıda Fransız ordusu taarruza hazır.

Dolayısıyla Alman ordusu serbest değil. Doğuda Rus ordusu üstün ve Avusturya ordusu çekilmeye mecbur.

Vaziyeti şöyle yorumlayabiliriz: Almanlar Fransız ordusunu kati meydan muharebesiyle henüz mağlup edemeyeceklerini ve Avusturya ordusunun üstün Ruslar karşısında daha fazla mukavemet edemeyeceğini görerek batıda bütün ordu ile geri çekilerek nispeten doğuya yaklaşmak ve sonra Fransız ordusu karşısında bir müdafaa ordusu bırakarak kalan ordularıyla doğuya yönelip, Avusturya ordusuyla birlikte Rus ordusunu vurmak istiyorlar.

Pek güzel! Fakat bu defa, Rus ordusu geriye, doğuya çekilmeye başlarsa ve bu orduyu yakalayıp ezmek mümkün olmazsa ve diğer taraftan Fransız ordusu mukavemet için yardım talebine mecbur olursa bu defa gene doğuda Ruslara karşı bir müdafaa kuvveti bırakıp batıya mı yönelinecek?

Ve böyle mekik gibi, bir doğuya bir batıya gide gele Alman ordusunun hali ne olur?

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Eylül 1914

Atatürk'ün 1. Dünya Savaşı başladıktan 51 gün sonraki durum değerlendirmesi

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.201

Hukuk, bir insan topluluğunun ortak yaşam kurallarıdır.

İnsan hayatında her şey gibi hukuk da daima, derece derece değişime uğramaktadır.

Hukukun bu ağır değişiminden başka bir de kısıtlı bir süre içinde hızlı değişimi görülür.

Bu gibi, hızlı ve derin hukuki değişimler daima, milletlerin büyük tarihsel değişim devirlerinde meydana geliyor.

Bu devirlerde eski hukuk yerine yeni yaşam kuralları, yeni hukuk

geçiyor.

Bir milletin ruhunda, hayata bakışın, değişimi ne derecede esaslı ve derin ise, o milletin hukukunun değişmesi de o oranda ciddi ve kapsamlı olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.17

İngilizlerin kendi askeri kıyafetlerine soktukları bazı şahısları kendi torpido ve vapurlarıyla muhtelif sahillere çıkardıkları ve deniz kuvvetlerini, memlekette karışıklık ve fesat çıkaracağı adamların nakil ve hizmetine ayırdıkları ve yine aynı maksatla bazı şahıslara veya zümrelere nakden yardımda bulundukları görülüyor.

Bundan maksat milli birliğimizi ihlal ve memleket ahalisini yekdiğeri aleyhine tahrik eyleyerek, vuku bulacak karışıklık ve nifaktan istifade ederek, hayatiyetimizin geleceklerini istedikleri gibi düzenlemekte serbest kalmak olduğu aşikardır.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Mart 1920

Atatürk'ün "Acele" imzasıyla Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne gönderdiği telgraf.

Gördüğünüz gibi binbir çeşit belayla uğraşıyorduk.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 7. Cilt, s.31

Salihçiğim,

Genelkurmay 1. Şube'ye memur edildim. Başka hiç kimse bir kelime sormadı.

Kimseden vaziyeti anlamak mümkün değil. Herkes birbirinden korkuyor. Abdülhamit devrinde olduğu gibi. Orduyu, memleketi kurtarmak için çok ve fedakarca çalışmak lazım.

Başka çare yok. İstanbul muhiti pek kirli. Herkes kendi menfaatinden başka bir şey düşünmüyor. Bayramdan sonra ayrıntılı mektup yazacağım.

Nuri oradaysa âla, yok ise bu mektubu Üsküp'e gönder. Fuat geldi mi?

Mehmet Ali, Rauf, Ismail vs. arkadaşlara selam.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Eylül 1911

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektup.

Nuri (Conker)

Fuat (Bulca)

Mehmet, Ali, Rauf ve İsmail ise Atatürk'ün Selanik Subay Okulu'ndan arkadaşları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.125

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında