Eski, zor fetih ve yayılma fikri Türkiye'de ebediyen ölmüştür.
Eski imparatorluğumuz, Osmanlı'ydı. Bu da, zor demekti.
Bu kelime artık lügatımızdan atılmıştır.
Biz şimdi Türküz, sadece Türk.
Kendi kaderini tayin idealine dayanan, Türklere ait bir Türkiye istiyoruz.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan
Üç gün evvel yarım kalan bütün duygularımın hangi tecellilerle tamamlanması lazım geldiğini düşünüyorum.
Bütün mevcudiyetimi yokluyorum. Anlıyorum ki, hayatımda uyanıklık doğmasını gerektirecek hiçbir hal yoktur.
Lakin yine anlıyorum ki, kalbimin sayfaları her gün, her dakika yeni bir acının ortaya çıktığı saha oluyor.
Bu zıt düşüncelerin tek sebebi, duygularımın belirsizliklere ait olmasıdır.
Belirsiz... O kadar belirsiz ki...
Sağ iken oldum harap, helak oldum yeter!
Medeni ve muntazam bir devletin makinesi, eski kanunlarla işleyemez.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Büyük Taarruz'a karar verdiğim zaman İsmet Paşa'ya "göreceksin, neler olacak" demiştim.
Şimdi size söylüyorum, "göreceksiniz, neler olacak!"
Yeni harflerin kabulü ve tatbiki hakkında
Ormanlar memleketin çok mühim bir servet kaynağıdır, ziraatla iştigal ettiğimiz kadar ormanlarımıza önem vermeliyiz.
Siz bu meseleyi basit bir iş olarak görüyorsunuz. Mühim bir meseledir. Esaslı ve ciddi surette çalışmak lazımdır.
Atatürk'ün Eskişehir Mutasarrıflık Dairesi'nde Orman Müdürü Arif Bey'le yaptığı konuşmadan.
